Sepetim (0) Toplam: 0,00TL
%34
%34
Uğur Dündar - Çok Satan 3 Kitap Set | Sözcü Kitabevi

Çok Satan 3 Kitap Set

Liste Fiyatı : 82,50TL
İndirimli Fiyat : 54,00TL
Kazancınız : 28,50TL
Taksitli fiyat : 5 x 11,12TL
Çok Satan 3 Kitap Set
Çok Satan 3 Kitap Set
Sözcü Kitabevi
54.00

1 - İnan Kardeşim Kazanacağız!

“Değerli dostum Ataol Behramoğlu için "şiir yolculuğunun kaptanlığına soyunmuş şair" denir...

O, şairlerle, şiirlerle tüm insanlar arasında köprü olmuş, her insana şiiri anlatabilen büyük bir ustadır.

Ataol Ağabey, yaşadığımız salgın sürecinde "Korona günleri bize sağlığımız kadar, zamanın değerliliğini de bir kez daha kanıtladı…" diyerek çok yerinde bir tespitte bulundu.

18 Mart'tan şu satırları yazdığım güne kadar, Ege’deki bir sahil beldesinde, virüse yakalanmamak için gönüllü tecritteyim.

Kurallara uygun bir şekilde sağlığımı koruyup, yaşamımı sürdürmeye çalışırken, köşe yazılarımı da ihmal etmiyorum.

Neredeyse her gün yazıyorum.

İnsanoğlunun karşılaştığı en büyük felaketlerden biri olan Koronavirüs belası konusunda toplumu aydınlatıcı bilgileri paylaşmaya özen gösteriyorum.
Bu amaçla ülkemizin değerli bilim insanlarının görüşlerine de yer vermeye çalışıyorum.

Elinizdeki bu kitap, değerli kardeşim, meslektaşım Atilla Köprülüoğlu’nun günlerce uğraşıp bir araya getirdiği o yazılardan oluşuyor.


Bilge; “Hayatın amacı sadece mutlu olmak değildir. İşe yarar, onurlu ve merhametli olmaktır. Yaşadığın sürece bir fark yaratmaktır” der.

Virüs bir yandan ürkütürken, öte yandan da yaşamın, sevdiklerimizin, sevenlerimizin önemini çok daha iyi anlamamızı sağladı.

Yardımlaşmanın, dayanışmanın, birlik ve bütünlüğün de!..


Virüsle süren savaşımızda, Hipokrat yeminine sadık kalarak, canlarını hiçe sayıp, can kurtarmaya çalışan hekimlerimizin insanüstü gayretlerine hayran olduk.
Onlara gönüllerimizi açtık, kalplerimizin tüm ödüllerini verdik.

Bu yolda hayatlarından olan sağlık çalışanlarımıza aile bireylerimizden birini kaybetmiş gibi üzüldük…

Covid-19 kurbanı yurttaşlarımızın acısını acımız saydık…

En zor anlarımızda hep yanı başımızda gördüğümüz fedakar, fazilet sahibi eczacılarımızın ve cephenin ön saflarında yer alan diğer meslek grupları temsilcilerinin özverili çabalarını hafızalarımıza hiç silinmemek üzere kaydettik.


Sevgili okurlarım,

İnsan için en değerli şey; hayattır…
Çünkü bir kere verilir insana o hayat!
Hayat aynı zamanda bir görevdir.
“Sağlığımızı korumak, kendimize iyi bakmak, sevdiklerimizle birlikte sağlıklı ve onurlu bir şekilde yaşamak” şeklinde tanımlayabileceğimiz bir görev...


Bu küresel salgın, diğerleri gibi, günün birinde mutlaka sonlanacak.
İşte o gün gelinceye kadar kurallara uymayı, yani sosyal mesafeyi, maske takmayı ve kişisel hijyeni asla ihmal etmeyeceğiz.
Temkini elden bırakmayacağız.
Umudun; insana “en tatlı gelen ve hayata bağlayan şey” olduğunu, umutsuzluğun insana yakışmadığını unutmadan!..”


(Uğur Dündar, Eylül 2020-İZMİR) 

2 - Fikri Hür Vicdanı Hür

Ülkedeki ilk medya operasyonlarından mevcut iktidarın yıllar içindeki dönüşümüne; yüksek tansiyonlu seçim gecelerinden The Marmara olayına; yeterince anlaşılamamış bir Atatürk'ten Ayasofya'nın ibadete açılmasına, “Adam Kazandı” olayından iktidar ve muhalefet adaylarının yıllar sonra bir araya geldiği ilk açıkoturuma; Fatih Portakal'ın emekliye ayrılma kararından medya, iktidar, kadın cinayetleri, yoksulluk ve Z kuşağının iktidar algısına dek uzanan ve Türkiye'nin son yirmi yılına damgasını vuran olaylar İsmail Küçükkaya'nın kaleminden okuyucusuna yansıyor.

Fikri Hür Vicdanı Hür sadece kamuya karşı sorumluluk duyan ve haberi değer kabul eden bir gazetecinin, İsmail Küçükkaya'nın toplumsal hafızaya düştüğü bir not…

“Genç yaşlarından itibaren tanıdığım Küçükkaya'nın devamlı öğrenmeye ve kendini geliştirmeye çalışması bizde 60'lı yıllardan itibaren kaybolan gazetecileri hatırlatır bana ve onu bugünün gazetecilerinden farklı kılar. İsmail Küçükkaya otosansür de dahil sansürün her türünden şiddetle kaçınan bir gazetecidir. Haberleri, yeni bir olayı görüp de nakleden bir çocuğun heyecanı içinde verir, yorumlarını yapar. Tüm sevimliliğiyle, son derece ciddi bir yorumcu ve gazetecidir.”

İlber Ortaylı

3 -  Atatürk'ün Yasaklanan Kitabı (Yahudi Casusu Suzy Liberman'ın Anıları)

Osmanlı Ortadoğu'yu Ve Kudüs'ü Kaybederken Kendi İçimizde Bizimle Beraber Yaşayanlar Bizi Mağlubiyete Taşıyan Sonucu Tayin Etmişlerdi. Nili Yahudi Yerel İstihbarat Örgütü, İngiliz Ordusuna Osmanlı Ordusunun Geri Planı Hakkında Bilgi Aktarıyordu. Kudüs Bu Yüzden Kaybedilmişti.
Bu Tarihsel Arka Planın Tanığı Mustafa Kemal Atatürk, Siyonist İsrail Devleti'nin Kuruluş Sürecinde, 1937 Yılında Şunları Söylemek Durumunda Kalmıştı:

“Şimdi Kendimize Kâfi Derecede Güvenip Ve Kudretimizi Bildiğimiz İçin, İslamiyet'in Mukaddes Yerlerinin Musevilerin Ve Hıristiyanların Nüfuzunun Altına Girmesine Mâni Olacağız. Buraların Avrupa Emperyalizminin Oyun Sahası Olmasına Müsaade Etmeyeceğiz. Peygamber'in Son Arzusunu, Mukaddes Toprakların Daima İslam Hâkimiyetinde Kalmasını Temin İçin Hemen Bugün Kanımızı Dökmeye Hazırız.”
Haziran 1937, Tbmm
Başbakanlık Cumhuriyet Arşivleri

Atatürk Tarafından Basılma Emri Verilen Ve Yine Atatürk'ün Kurduğu Devletin Kurumları Tarafından Toplatılarak Yasaklanan Elinizde Tuttuğunuz Bu Kitap Hikâye Tadında Bir İstihbarat Kitabı Olmasının Yanında Stratejik Ve Gizli Bilgiler İçermektedir.

Atatürk'ün Yasaklanan Kitabı Siyonizm'in Gelişim Sürecine Ve Devletleşmesine Farklı Bir Bakış Açısı Getiren, Günümüz Olaylarıyla Bağlantısını Kuran, Mescid-İ Aksa Tartışmalarının Güncel Olduğu Bir Dönemde Her Bakımdan Tartışma Yaratacaktır.

Eğer Bu Kitapta Yer Alan Bilgiler Ve Yaşanmışlıklar Türk Ordusuna İyice Öğretilmiş Olsaydı, Ergenekon, Balyoz, Sarıkız Gibi İsimlerle Adlandırılan Yurtdışı Kaynaklı İstihbarat Ve Devlet Müdahaleleri Gerçekleşmezdi. Daha Ötesi 15 Temmuz Darbe Girişimi Hiç Yaşanmazdı.

  • Açıklama
    • 1 - İnan Kardeşim Kazanacağız!

      “Değerli dostum Ataol Behramoğlu için "şiir yolculuğunun kaptanlığına soyunmuş şair" denir...

      O, şairlerle, şiirlerle tüm insanlar arasında köprü olmuş, her insana şiiri anlatabilen büyük bir ustadır.

      Ataol Ağabey, yaşadığımız salgın sürecinde "Korona günleri bize sağlığımız kadar, zamanın değerliliğini de bir kez daha kanıtladı…" diyerek çok yerinde bir tespitte bulundu.

      18 Mart'tan şu satırları yazdığım güne kadar, Ege’deki bir sahil beldesinde, virüse yakalanmamak için gönüllü tecritteyim.

      Kurallara uygun bir şekilde sağlığımı koruyup, yaşamımı sürdürmeye çalışırken, köşe yazılarımı da ihmal etmiyorum.

      Neredeyse her gün yazıyorum.

      İnsanoğlunun karşılaştığı en büyük felaketlerden biri olan Koronavirüs belası konusunda toplumu aydınlatıcı bilgileri paylaşmaya özen gösteriyorum.
      Bu amaçla ülkemizin değerli bilim insanlarının görüşlerine de yer vermeye çalışıyorum.

      Elinizdeki bu kitap, değerli kardeşim, meslektaşım Atilla Köprülüoğlu’nun günlerce uğraşıp bir araya getirdiği o yazılardan oluşuyor.


      Bilge; “Hayatın amacı sadece mutlu olmak değildir. İşe yarar, onurlu ve merhametli olmaktır. Yaşadığın sürece bir fark yaratmaktır” der.

      Virüs bir yandan ürkütürken, öte yandan da yaşamın, sevdiklerimizin, sevenlerimizin önemini çok daha iyi anlamamızı sağladı.

      Yardımlaşmanın, dayanışmanın, birlik ve bütünlüğün de!..


      Virüsle süren savaşımızda, Hipokrat yeminine sadık kalarak, canlarını hiçe sayıp, can kurtarmaya çalışan hekimlerimizin insanüstü gayretlerine hayran olduk.
      Onlara gönüllerimizi açtık, kalplerimizin tüm ödüllerini verdik.

      Bu yolda hayatlarından olan sağlık çalışanlarımıza aile bireylerimizden birini kaybetmiş gibi üzüldük…

      Covid-19 kurbanı yurttaşlarımızın acısını acımız saydık…

      En zor anlarımızda hep yanı başımızda gördüğümüz fedakar, fazilet sahibi eczacılarımızın ve cephenin ön saflarında yer alan diğer meslek grupları temsilcilerinin özverili çabalarını hafızalarımıza hiç silinmemek üzere kaydettik.


      Sevgili okurlarım,

      İnsan için en değerli şey; hayattır…
      Çünkü bir kere verilir insana o hayat!
      Hayat aynı zamanda bir görevdir.
      “Sağlığımızı korumak, kendimize iyi bakmak, sevdiklerimizle birlikte sağlıklı ve onurlu bir şekilde yaşamak” şeklinde tanımlayabileceğimiz bir görev...


      Bu küresel salgın, diğerleri gibi, günün birinde mutlaka sonlanacak.
      İşte o gün gelinceye kadar kurallara uymayı, yani sosyal mesafeyi, maske takmayı ve kişisel hijyeni asla ihmal etmeyeceğiz.
      Temkini elden bırakmayacağız.
      Umudun; insana “en tatlı gelen ve hayata bağlayan şey” olduğunu, umutsuzluğun insana yakışmadığını unutmadan!..”


      (Uğur Dündar, Eylül 2020-İZMİR) 

      2 - Fikri Hür Vicdanı Hür

      Ülkedeki ilk medya operasyonlarından mevcut iktidarın yıllar içindeki dönüşümüne; yüksek tansiyonlu seçim gecelerinden The Marmara olayına; yeterince anlaşılamamış bir Atatürk'ten Ayasofya'nın ibadete açılmasına, “Adam Kazandı” olayından iktidar ve muhalefet adaylarının yıllar sonra bir araya geldiği ilk açıkoturuma; Fatih Portakal'ın emekliye ayrılma kararından medya, iktidar, kadın cinayetleri, yoksulluk ve Z kuşağının iktidar algısına dek uzanan ve Türkiye'nin son yirmi yılına damgasını vuran olaylar İsmail Küçükkaya'nın kaleminden okuyucusuna yansıyor.

      Fikri Hür Vicdanı Hür sadece kamuya karşı sorumluluk duyan ve haberi değer kabul eden bir gazetecinin, İsmail Küçükkaya'nın toplumsal hafızaya düştüğü bir not…

      “Genç yaşlarından itibaren tanıdığım Küçükkaya'nın devamlı öğrenmeye ve kendini geliştirmeye çalışması bizde 60'lı yıllardan itibaren kaybolan gazetecileri hatırlatır bana ve onu bugünün gazetecilerinden farklı kılar. İsmail Küçükkaya otosansür de dahil sansürün her türünden şiddetle kaçınan bir gazetecidir. Haberleri, yeni bir olayı görüp de nakleden bir çocuğun heyecanı içinde verir, yorumlarını yapar. Tüm sevimliliğiyle, son derece ciddi bir yorumcu ve gazetecidir.”

      İlber Ortaylı

      3 -  Atatürk'ün Yasaklanan Kitabı (Yahudi Casusu Suzy Liberman'ın Anıları)

      Osmanlı Ortadoğu'yu Ve Kudüs'ü Kaybederken Kendi İçimizde Bizimle Beraber Yaşayanlar Bizi Mağlubiyete Taşıyan Sonucu Tayin Etmişlerdi. Nili Yahudi Yerel İstihbarat Örgütü, İngiliz Ordusuna Osmanlı Ordusunun Geri Planı Hakkında Bilgi Aktarıyordu. Kudüs Bu Yüzden Kaybedilmişti.
      Bu Tarihsel Arka Planın Tanığı Mustafa Kemal Atatürk, Siyonist İsrail Devleti'nin Kuruluş Sürecinde, 1937 Yılında Şunları Söylemek Durumunda Kalmıştı:

      “Şimdi Kendimize Kâfi Derecede Güvenip Ve Kudretimizi Bildiğimiz İçin, İslamiyet'in Mukaddes Yerlerinin Musevilerin Ve Hıristiyanların Nüfuzunun Altına Girmesine Mâni Olacağız. Buraların Avrupa Emperyalizminin Oyun Sahası Olmasına Müsaade Etmeyeceğiz. Peygamber'in Son Arzusunu, Mukaddes Toprakların Daima İslam Hâkimiyetinde Kalmasını Temin İçin Hemen Bugün Kanımızı Dökmeye Hazırız.”
      Haziran 1937, Tbmm
      Başbakanlık Cumhuriyet Arşivleri

      Atatürk Tarafından Basılma Emri Verilen Ve Yine Atatürk'ün Kurduğu Devletin Kurumları Tarafından Toplatılarak Yasaklanan Elinizde Tuttuğunuz Bu Kitap Hikâye Tadında Bir İstihbarat Kitabı Olmasının Yanında Stratejik Ve Gizli Bilgiler İçermektedir.

      Atatürk'ün Yasaklanan Kitabı Siyonizm'in Gelişim Sürecine Ve Devletleşmesine Farklı Bir Bakış Açısı Getiren, Günümüz Olaylarıyla Bağlantısını Kuran, Mescid-İ Aksa Tartışmalarının Güncel Olduğu Bir Dönemde Her Bakımdan Tartışma Yaratacaktır.

      Eğer Bu Kitapta Yer Alan Bilgiler Ve Yaşanmışlıklar Türk Ordusuna İyice Öğretilmiş Olsaydı, Ergenekon, Balyoz, Sarıkız Gibi İsimlerle Adlandırılan Yurtdışı Kaynaklı İstihbarat Ve Devlet Müdahaleleri Gerçekleşmezdi. Daha Ötesi 15 Temmuz Darbe Girişimi Hiç Yaşanmazdı.

      Stok Kodu
      :
      1234567899507
      Sayfa Sayısı
      :
      623
      Kapak Türü
      :
      Ciltsiz
      Kağıt Türü
      :
      2. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Taksit Seçenekleri
    • Akbank
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      54,00   
      54,00   
      2
      27,00   
      54,00   
      3
      18,27   
      54,81   
      4
      13,84   
      55,35   
      5
      11,18   
      55,89   
      Bonus Card
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      54,00   
      54,00   
      2
      27,00   
      54,00   
      3
      18,18   
      54,54   
      4
      13,77   
      55,08   
      5
      11,12   
      55,62   
      İş Bankası
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      54,00   
      54,00   
      2
      27,00   
      54,00   
      3
      18,27   
      54,81   
      4
      13,84   
      55,35   
      5
      11,18   
      55,89   
      Yapı ve Kredi Bankası
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      54,00   
      54,00   
      2
      27,00   
      54,00   
      3
      18,27   
      54,81   
      4
      13,84   
      55,35   
      5
      11,18   
      55,89   
      Diğer Bankalar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      54,00   
      54,00   
      2
      -   
      -   
      3
      -   
      -   
      4
      -   
      -   
      5
      -   
      -   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat