Sepetim (0) Toplam: 0,00TL
%34
%34
Samipaşazade Sezai - Türk Klasikleri 5 Kitap Set | Sözcü Kitabevi

Türk Klasikleri 5 Kitap Set

Liste Fiyatı : 55,00TL
İndirimli Fiyat : 36,03TL
Kazancınız : 18,97TL
Taksitli fiyat : 5 x 7,42TL
Satış adedi : 49
75 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!
Türk Klasikleri 5 Kitap Set
Türk Klasikleri 5 Kitap Set
Can Yayınları
36.03

1 - Zehra (Günümüz Türkçesiyle)

Çok genç yaşta hayatını kaybeden Nabizade Nâzım'ın ölümünden üç yıl sonra, 1896'da Servet-i Fünûn'da tefrika edilenZehraromanı, kıskançlığın ve sorumsuzluğun yok ettiği hayatlardan bir manzara sunar. Psikolojik tahlilleriyle döneminin diğer eserleri arasında sivrilen roman, aynı zamanda 19. yüzyıl sonundaki toplumsal değişime dair de önemli ipuçları taşır.

İstanbul'un ve şehrin sakinlerinin kanlı canlı göründüğü bir romandırZehra. Şehir hayatına dair, çok az kaynakta karşımıza çıkan ayrıntıları yazar, iyi bir gözlemci olarak satırlarına kaydeder. Boğaz'daki kayık âlemleri, Beyoğlu eğlenceleri, ticaret hayatı, tulumbacılar, emniyet ve hukuk sistemine dair önemli bilgilere romanda sık sık rastlanır.

Yayımlandığı günden beri defalarca kere basılanZehra, bu defa titiz bir çalışmayla, açıklamalı notları ve günümüz Türkçesine uyarlanmış haliyle karşımızda.

2 - Sergüzeşt (Günümüz Türkçesiyle)

“O devirde bir fikir ve kalp coşkusu, bireylerden topluma, toplumdan memleketlere, memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin, suskun ve durgun cereyanların kaynaklarını ihlal ediyordu. Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda huzurlu bir köşe yoktu. Bu hallerin karşısında, ortamın etkisiyle geçirdiğim şiddetli, yakıcı, yıkıcı bir asabi hayat içinde yazı masamın önünde şiir ilhamının fikri ödüllendirip şereflendirmesini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini, penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm. ÇünküSergüzeşt'e esaret aleyhinde başlamış ve ‘hürriyetine' diyerek son vermiştim.”
-Samipaşazade Sezai

Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan'la birlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai,Sergüzeşt'te Kafkasya'dan kaçırılarak İstanbul'da zengin konaklarına satılan Dilber'in acı macerasını anlatır. Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar, toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar.Sergüzeşt'i açıklamalı notlar, resimler, haritalarla zenginleştirerek ve günümüz Türkçesine uyarlayarak yayımlıyoruz.

3 -  Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç (Günümüz Türkçesiyle)

Etrafıma bakındım. Nihayetsiz bir umman... Yalnız bazen batan vapurların deniz ortasında direk tepeleri meşhut olması kabilinden mağruk İstanbul'un oradan buradan minare uçları gözüküyordu.

Türk edebiyatının en çok okunan romanlarından biri olan Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç, 1910 yılında Halley Kuyrukluyıldızı'nın Dünya'ya çarpacağı haberiyle başlayan genel panik hali ve iki gencin bu panik ortamında birbirleriyle son derece ilginç mektuplaşmalarıyla ilerleyen, eğlenceli bir eser.

“Hüseyin Rahmi evreninin sokakları”ndaki keyifli sohbetlerle renklenen roman, bilimin hurafelere her zaman üstün geleceğinin altını çizerken dönemin kadınlarının sorunlarına da cesurca ışık tutuyor.

Edebiyatımızdaki belki de en gerçekçi kıyamet sahnelerini barındıran Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç'ı, yazarının kaleminden çıktığı haliyle, orijinal metniyle sunuyoruz.

“Okurunu usul usul gülümseten bir mizah duygusunu romanlarına yayan, yediren bir yazar. Yarattığı çoğu sevimli tiple ve hayatın içinden kopup gelen konuşturmalarıyla okuruna insanı sevdiriyor. Her ne kadar romanları aldatmalar, aldanmalar, aşk çılgınlığı, gözyaşları, intiharlarla örülmüş olsa da kişileri hayatın içinden.”

-Ayfer Tunç

4 - Araba Sevdası (Günümüz Türkçesi)

“Pek az Türk romanıAraba Sevdasıkadar adına bağlıdır. Kitap, bir modanın ve muayyen iktisadi şartlar etrafında hemen bir lahzada teşekkül etmiş köksüz bir kalabalığın romanıdır.”
Ahmet Hamdi Tanpınar

Tanzimat edebiyatının birinci döneminde temelleri atılan modern edebiyatımızın duvarlarını örmeye başlayan isimlerden biri de Recaizade Mahmut Ekrem'dir. Gençleri yazmaya, yazdıklarını yayımlatmaya teşvik ederek bir neslin önünü açan üstat Recaizade'ninAraba Sevdasıromanı, Türkçede roman türünün başarılı ilk örneklerinden biri olarak kabul edilir.

Edebiyatımızda sıkça işlenen mirasyedi, züppe tiplerin öncülerinden olan Bihruz Bey'in hayatı, düşünceleri ve aşkı,Araba Sevdası'nda yer yer komedileştirilerek anlatılırken okura o dönemi ve ülkenin Batılılaşma macerasını enine boyuna düşünme imkânı sunar.

1896'daServet-i Fünûn'da tefrika edilen bu büyük romanı, orijinalinde yer alan resimler, döneme dair diğer fotoğraflar ve dipnotlarla zenginleştirilmiş bir baskıyla, günümüz Türkçesine uyarlayarak sunuyoruz.

5 - Eylül (Günümüz Türkçesiyle)

“Bence Eylül, tek başına, bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir.”

- Halid Ziya Uşaklıgil

Fakat her şey boş değil mi? Ne olsa, ne yapılsa kış gelmeyecek mi? Ya gelinceye kadar... Hiç mi, hiç mi bir şey yapılamaz? Böyle görerek, anlayarak, bile bile hayat ve mutluluktan vazgeçmeye katlanmaktan başka bir şey mümkün değil mi?

Yüz yılı aşkın bir süredir bazen mutlulukla bazen gözyaşlarıyla okunan Eylül, edebiyatımızda derin izler bırakmış, birçok farklı metinde tekrar tekrar karşımıza çıkmış bir roman. Üç ana karakter etrafında gelişen, İstanbul'un da dördüncü bir karakter gibi dahil olduğu, Mehmet Rauf'un başyapıtı olan bu romanda kişiler, ruhsal dünyaları en ince ayrıntılarına kadar incelenerek karşımıza çıkarılıyor.

Yasak aşk temasının dönemine göre oldukça cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı olan Eylül, metin üzerinde yapılan kapsamlı bir çalışmayla, orijinal diline en az müdahaleyle sadeleştirilerek yayına hazırlandı. “Psikolojik roman” denince akla gelen ilk eser olan Eylül'ü şimdi eski hataların tek tek ayıklandığı yeni çevirisi, yazarla yapılan “Eylül'ü Nasıl Yazdım” söyleşisi ve notlandırılmış, döneme ait harita, fotoğraf ve kartpostallarla zenginleştirilmiş baskısıyla okurlarımıza sunuyoruz.

E, sonbahar bu… artık bu kadar güzellik ve sıcak verdikten sonra! Eylülden daha ne beklenir? Eylül, malum ya, hüzün ve matem ayıdır.

  • Açıklama
    • 1 - Zehra (Günümüz Türkçesiyle)

      Çok genç yaşta hayatını kaybeden Nabizade Nâzım'ın ölümünden üç yıl sonra, 1896'da Servet-i Fünûn'da tefrika edilenZehraromanı, kıskançlığın ve sorumsuzluğun yok ettiği hayatlardan bir manzara sunar. Psikolojik tahlilleriyle döneminin diğer eserleri arasında sivrilen roman, aynı zamanda 19. yüzyıl sonundaki toplumsal değişime dair de önemli ipuçları taşır.

      İstanbul'un ve şehrin sakinlerinin kanlı canlı göründüğü bir romandırZehra. Şehir hayatına dair, çok az kaynakta karşımıza çıkan ayrıntıları yazar, iyi bir gözlemci olarak satırlarına kaydeder. Boğaz'daki kayık âlemleri, Beyoğlu eğlenceleri, ticaret hayatı, tulumbacılar, emniyet ve hukuk sistemine dair önemli bilgilere romanda sık sık rastlanır.

      Yayımlandığı günden beri defalarca kere basılanZehra, bu defa titiz bir çalışmayla, açıklamalı notları ve günümüz Türkçesine uyarlanmış haliyle karşımızda.

      2 - Sergüzeşt (Günümüz Türkçesiyle)

      “O devirde bir fikir ve kalp coşkusu, bireylerden topluma, toplumdan memleketlere, memleketlerden bütün vatana sirayet ederek düşüncelerin, suskun ve durgun cereyanların kaynaklarını ihlal ediyordu. Edebiyatla baş başa kalmak için bütün vatanda huzurlu bir köşe yoktu. Bu hallerin karşısında, ortamın etkisiyle geçirdiğim şiddetli, yakıcı, yıkıcı bir asabi hayat içinde yazı masamın önünde şiir ilhamının fikri ödüllendirip şereflendirmesini beklerken kapımda hafiyelerin ayak seslerini, penceremden beni gözetleyen kaplan bakışlı gözlerini görürdüm. ÇünküSergüzeşt'e esaret aleyhinde başlamış ve ‘hürriyetine' diyerek son vermiştim.”
      -Samipaşazade Sezai

      Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamid Tarhan'la birlikte döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai,Sergüzeşt'te Kafkasya'dan kaçırılarak İstanbul'da zengin konaklarına satılan Dilber'in acı macerasını anlatır. Hüzünlü aşk hikâyeleriyle de zenginleşen romanda yazar, toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar.Sergüzeşt'i açıklamalı notlar, resimler, haritalarla zenginleştirerek ve günümüz Türkçesine uyarlayarak yayımlıyoruz.

      3 -  Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç (Günümüz Türkçesiyle)

      Etrafıma bakındım. Nihayetsiz bir umman... Yalnız bazen batan vapurların deniz ortasında direk tepeleri meşhut olması kabilinden mağruk İstanbul'un oradan buradan minare uçları gözüküyordu.

      Türk edebiyatının en çok okunan romanlarından biri olan Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç, 1910 yılında Halley Kuyrukluyıldızı'nın Dünya'ya çarpacağı haberiyle başlayan genel panik hali ve iki gencin bu panik ortamında birbirleriyle son derece ilginç mektuplaşmalarıyla ilerleyen, eğlenceli bir eser.

      “Hüseyin Rahmi evreninin sokakları”ndaki keyifli sohbetlerle renklenen roman, bilimin hurafelere her zaman üstün geleceğinin altını çizerken dönemin kadınlarının sorunlarına da cesurca ışık tutuyor.

      Edebiyatımızdaki belki de en gerçekçi kıyamet sahnelerini barındıran Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç'ı, yazarının kaleminden çıktığı haliyle, orijinal metniyle sunuyoruz.

      “Okurunu usul usul gülümseten bir mizah duygusunu romanlarına yayan, yediren bir yazar. Yarattığı çoğu sevimli tiple ve hayatın içinden kopup gelen konuşturmalarıyla okuruna insanı sevdiriyor. Her ne kadar romanları aldatmalar, aldanmalar, aşk çılgınlığı, gözyaşları, intiharlarla örülmüş olsa da kişileri hayatın içinden.”

      -Ayfer Tunç

      4 - Araba Sevdası (Günümüz Türkçesi)

      “Pek az Türk romanıAraba Sevdasıkadar adına bağlıdır. Kitap, bir modanın ve muayyen iktisadi şartlar etrafında hemen bir lahzada teşekkül etmiş köksüz bir kalabalığın romanıdır.”
      Ahmet Hamdi Tanpınar

      Tanzimat edebiyatının birinci döneminde temelleri atılan modern edebiyatımızın duvarlarını örmeye başlayan isimlerden biri de Recaizade Mahmut Ekrem'dir. Gençleri yazmaya, yazdıklarını yayımlatmaya teşvik ederek bir neslin önünü açan üstat Recaizade'ninAraba Sevdasıromanı, Türkçede roman türünün başarılı ilk örneklerinden biri olarak kabul edilir.

      Edebiyatımızda sıkça işlenen mirasyedi, züppe tiplerin öncülerinden olan Bihruz Bey'in hayatı, düşünceleri ve aşkı,Araba Sevdası'nda yer yer komedileştirilerek anlatılırken okura o dönemi ve ülkenin Batılılaşma macerasını enine boyuna düşünme imkânı sunar.

      1896'daServet-i Fünûn'da tefrika edilen bu büyük romanı, orijinalinde yer alan resimler, döneme dair diğer fotoğraflar ve dipnotlarla zenginleştirilmiş bir baskıyla, günümüz Türkçesine uyarlayarak sunuyoruz.

      5 - Eylül (Günümüz Türkçesiyle)

      “Bence Eylül, tek başına, bir yazarın ismini edebiyat tarihine silinemeyecek şekilde nakşetmek için kâfidir.”

      - Halid Ziya Uşaklıgil

      Fakat her şey boş değil mi? Ne olsa, ne yapılsa kış gelmeyecek mi? Ya gelinceye kadar... Hiç mi, hiç mi bir şey yapılamaz? Böyle görerek, anlayarak, bile bile hayat ve mutluluktan vazgeçmeye katlanmaktan başka bir şey mümkün değil mi?

      Yüz yılı aşkın bir süredir bazen mutlulukla bazen gözyaşlarıyla okunan Eylül, edebiyatımızda derin izler bırakmış, birçok farklı metinde tekrar tekrar karşımıza çıkmış bir roman. Üç ana karakter etrafında gelişen, İstanbul'un da dördüncü bir karakter gibi dahil olduğu, Mehmet Rauf'un başyapıtı olan bu romanda kişiler, ruhsal dünyaları en ince ayrıntılarına kadar incelenerek karşımıza çıkarılıyor.

      Yasak aşk temasının dönemine göre oldukça cesurca işlendiği bir aşk ve karasevda romanı olan Eylül, metin üzerinde yapılan kapsamlı bir çalışmayla, orijinal diline en az müdahaleyle sadeleştirilerek yayına hazırlandı. “Psikolojik roman” denince akla gelen ilk eser olan Eylül'ü şimdi eski hataların tek tek ayıklandığı yeni çevirisi, yazarla yapılan “Eylül'ü Nasıl Yazdım” söyleşisi ve notlandırılmış, döneme ait harita, fotoğraf ve kartpostallarla zenginleştirilmiş baskısıyla okurlarımıza sunuyoruz.

      E, sonbahar bu… artık bu kadar güzellik ve sıcak verdikten sonra! Eylülden daha ne beklenir? Eylül, malum ya, hüzün ve matem ayıdır.

      Stok Kodu
      :
      1234567899463
      Sayfa Sayısı
      :
      1072
      Kapak Türü
      :
      Ciltsiz
      Kağıt Türü
      :
      2. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Taksit Seçenekleri
    • Akbank
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      36,03   
      36,03   
      2
      18,02   
      36,03   
      3
      12,19   
      36,57   
      4
      9,23   
      36,93   
      5
      7,46   
      37,29   
      Bonus Card
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      36,03   
      36,03   
      2
      18,02   
      36,03   
      3
      12,13   
      36,39   
      4
      9,19   
      36,75   
      5
      7,42   
      37,11   
      İş Bankası
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      36,03   
      36,03   
      2
      18,02   
      36,03   
      3
      12,19   
      36,57   
      4
      9,23   
      36,93   
      5
      7,46   
      37,29   
      Yapı ve Kredi Bankası
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      36,03   
      36,03   
      2
      18,02   
      36,03   
      3
      12,19   
      36,57   
      4
      9,23   
      36,93   
      5
      7,46   
      37,29   
      Diğer Bankalar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      36,03   
      36,03   
      2
      -   
      -   
      3
      -   
      -   
      4
      -   
      -   
      5
      -   
      -   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat