Sepetim (0) Toplam: 0,00TL
%69
%69
Rıza Süreyya - Kurtuluş Savaşı Kahramanları - 3 (10 Kitap Set) | Sözcü Kitabevi

Kurtuluş Savaşı Kahramanları - 3 (10 Kitap Set)K. Atatürk imza kolye - K. Atatürk imza bileklik - Atatürk Takvim Hediye

Liste Fiyatı : 232,00TL
İndirimli Fiyat : 69,90TL
Kazancınız : 162,10TL
Taksitli fiyat : 5 x 14,40TL
75 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!
KARGO BEDAVA
Kurtuluş Savaşı Kahramanları - 3 (10 Kitap Set)
Kurtuluş Savaşı Kahramanları - 3 (10 Kitap Set) K. Atatürk imza kolye - K. Atatürk imza bileklik - Atatürk Takvim Hediye
Halk Kitabevi
69.90

1 - Mustafa Kemal Atatürk

Gerek günümüzdeki, gerekse tarihi kişileri incelerken genellikle zamanla bir hayal kırıklığı yaşanır. Nice dev gibi görünen kişileri tanıdıkça az ya da çok bir burukluk hissederiz. Mustafa Kemal; kendisi hakkında daha fazla bilgi sahibi oldukça kendisine olan hayranlık daha da artan belki de tek tarihsel kişiliktir.

Başbuğ; kısa ömrüne insan aklının alamadığı pek çok şeyi sığdırmış, verilmesi gereken her mesajı vermiş ve bedenen aramızdan ayrılmıştır. Bundan sonra görev bizlere düşmektedir. O’nu ve mesajlarını anlamakla yükümlü olan bizlere…

 Kimdir Mustafa Kemal?..

Devrimci midir? Hem de nasıl…

Milliyetçi midir? Hem de nasıl…

TÜRK’ün ATA sıdır O…

2 - Atatürk'ten 57. Alaya

Bu kitap, I. Dünya Savaşı'nda en kanlı mücadelenin yaşandığı Çanakkale Cephesi'nde savaşan askerlerimizin tarihe mâl olmuş destansı mücadelesini bir nebze olsun anlatmak için hazırlanmış ve vatan savunmasında varlığını ortaya koyan Mehmetçiklerimizin hikâyeleri dile getirilmiştir.

Geride ailesini, bazen de bir tek anacığını bırakıp vatan savunmasına koşan yiğitleri, uykusuz geçen günler boyunca cephede mermilerin üzerlerinden geçmesine aldırmaksızın sargı mahallerinde zor şartlar altında yaralı askerleri tedavi etmeye çalışan, onların hayata tutunması içini canını dişine takan fedakâr doktorları unutmak mümkün mü? Ya cephe gerisinde boş durmayıp bir erkeğin yapması gereken bütün işleri yüklenen ve hastanelerde gönüllü hemşirelik yapan eli öpülesi Anadolu kadınlarının ortaya koyduğu fedakârlığa ne demeli? Hayatının baharında, lise çağında vatan her şeyden önce gelir diyerek cepheye koşan alnı öpülesi yiğitleri tarihe nasıl mal etmeli?

Çanakkale'nin ölümsüz kahramanlarını ve onların unutulmayan hikâyelerini işte bu düşüncelerle okumanızı ümit ediyor, Şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

3 - Milli Mücadele Kahramanı İsmet İnönü

İsmet İnönü, 1884 yılında İzmir'de doğdu. Babası Hacı Reşit Bey, annesi ise CevriyeTemelli Hanım idi. Öğrenim hayatına Sivas'taki bir mahalle mektebinde başladı ve Mülkiye İdadisi'nde devam etti. 1897 yılında İstanbul'a geldi ve Mühendishane-i Berri-i Hümayun'a (TopçuLisesi) girdi. Daha sonra Erkan-ı Harbiye Mektebi'ne girdi ve buradan 26 Eylül 1906'de birincilikle mezun oldu. Mezun olduktan sonra Edirne'deki İkinci Ordu'ya atandı. Bu sırada Fethi Okyar'ın aracılığı ile İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne girdi.

1910 yılında Yemen'de başlayan ayaklanmanın bastırılmasında görevaldı. Burada 3 yıl kaldı. 1912'de binbaşılığa yükseldi. Birinci Dünya Savaşı sırasında Kafkas Cephesi'nde görev aldı. Burada Mustafa Kemal Paşa'nın emrinde çalıştı. 12 Ocak 1917'de Dördüncü Kolordu Komutanlığı'na atandı. 1917 yılında Filistin Cephesi'nde ilk olarak Yirminci Kolordu Komutanlığı'na, daha sonra ise Üçüncü Kolordu Komutanlığı'na atandı. Buradaki görevinin ardından da Harbiye Nezareti'nde görev aldı.

1920 yılında Mustafa Kemal'in daveti üzerine Anadolu'ya geçti ve Batı Cephesi Komutanlığı'na getirildi. Çerkez Ethem'in başlattığı ayaklanmanın bastırılmasını sağladı. "Birinci İnönü Savaşı" olarak bilinen savaşta Yunanlıların ilerleyişini durdurdu. Bunun ardından Mirliva rütbesine terfi etti. Lozan BarışKonferansı'na Türk Heyeti Başkanı olarak katıldı. 1923 yılından 1937 yılına kadar çok kısa bir süre hariç başbakan olarak görev yaptı. 20 Eylül 1937'de Atatürk'ün isteği üzerine Başbakanlık'tan çekildi. Atatürk'ün ölümünden sonra TBMM tarafından cumhurbaşkanı olarak seçildi.

1950'de Demokrat Parti'nin seçimleri kazanması üzerine muhalefete düştü. 27 Mayıs Darbesi'nin ardından 1961 yılında Cumurbaşkanı Cemal Gürsel tarafından hükümeti kurma görevi verildi. 1965 yılında bu görevden ayrıldı. 8 Mayıs 1972'de CHP Genel Başkanlığı görevinden istifa etti. İsmet İnönü, 25 Aralık 1973 günü hayatını kaybetti.

4 - Mareşal Fevzi Çakmak

Türkiye'nin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Paşa'dan sonra ikinci Mareşal rütbesindeki komutanı ve Atatürk'ün en yakın silah arkadaşlarından biri olan Fevzi Mustafa Çakmak, asker ve siyaset adamı olarak tarihe mal olmuş biridir. Yine Gazi Mustafa Kemal'den sonra ikinci başbakan olarak görev yapmış ve aynı zamanda Cumhuriyet dönemi ilk genelkurmay başkanı olmuştur. Mareşal Fevzi Mustafa Çakmak, Türkiye Cumhuriyeti'nde en uzun Genelkurmay Başkanlığı yapan askerdir. Atatürk'ün yaşadığı bütün dönemlerde Genelkurmay Başkanı olarak Fevzi Mustafa Çakmak bulunmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti'nin öncü kurucularından olan Fevzi Çakmak Paşa'nın hayatına kısa bir göz attığımızda “Milli Mücadele”de Milli birliği temin eden bir lider, savaş meydanlarında efsanevî bir kumandan, ülkeye yön veren 17 Mareşal Fevzi Çakmak kadronun siyaset adamlarından biri ve milletin çehresini değiştiren kudretli bir inkılâpçı olarak karşımıza çıktığını görürüz. Bu anlamda Fevzi Çakmak Paşa, sadece bir asker olarak değil, fikir ve hareket adamı olarak da varlığını sürdürebilmiş ender liderlerden biri olmuştur. Liderlik, Fevzi Çakmak Paşa'nın yaşamının her döneminde daima ön plana çıkan bir özelliği olmasına rağmen o lider olarak hep Gazi Mustafa Kemal'i görmüş ve onun en yakın destekçisi ve arkadaşı olmuştur.

Fevzi Çakmak Paşa gibi liderlerin gelecek nesiller tarafından bilinmesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu felsefesinin devam etmesinin önemli öğelerinden biridir. Çünkü Fevzi Çakmak Paşa, söz konusu vatan olduğu zaman başka şeylere değer vermemiş, ülkenin kurtuluşu için ne gerekiyorsa fedakârca yerine getirmiştir. Bu anlamda millet olarak başta Gazi Mustafa Kemal ve Fevzi Çakmak Paşa gibi Mareşallerle diğer kurucu öncülere vefa borcumuz vardır.

5 - Milli Mücadele Kahramanı Rauf Orbay

Balkan Savaşları başladığında Hamidiye kruvazöründe süvari olan Hüseyin Rauf Orbay, denizci bir aileye mensuptur. Kendisi de bir deniz subayı olan Hüseyin Rauf Orbay, II. Abdülhamit'in son döneminde yetişen II. Meşrutiyet'ten cumhuriyete Türk milletinin kaderi üzerinde söz ve emek sahibi olmuş bir neslin, Milli Mücadele'nin öncü kahramanlarından biridir.

Yaptığı önemli görevden dolayı “Hamidiye Kahramanı” olarak tanınan Hüseyin Rauf Orbay, Milli Mücadele'de Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın en yakın mücadele arkadaşlarından olmuştur. Gazi Mustafa Kemal Paşa, Hüseyin Rauf Orbay'a yazdığı bir mektupta, “Benim çok muhterem kardeşim ve Türkiye'yi kurtarmakta hakiki yardımcı ve zahir kardeşim Hüseyin Rauf 'a” diyerek gözünde Hüseyin Rauf Orbay'ın nasıl biri olduğunu ortaya koymuştur.

“Milli Mücadele” dönemini incelediğimizde o dönemin hemen bütün paşalarının lider ruhlu insanlar olduğunu görüyoruz. Buna rağmen her biri söz konusu vatan savunması olduğunda her türlü haklarından fedakârlık yapmasını da bilmişlerdir. Hüseyin Rauf Orbay da, “Milli Mücadele”de fedakârlığın en büyük örneklerini sergileyerek Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın komutasında yurdumuzun düşman işgalinden kurtarılmasında görev almıştır.

6 - Milli Mücadele Kahramanı Refet Bele

Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Kâzım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay, Refet Bele gibi birçok mümtaz şahsiyet, 1699 tarihli Karlofça Antlaşması'yla başlayan ve I. Dünya Savaşı'yla (1914-1918) tamamlanan Osmanlı Devleti'nin yıkılışının en buhranlı kısmına tanıklık etti. Bu komutanlar Balkanlar'daki ayaklanmalardan başlayarak Trablusgarp, Balkan ve I. Dünya Savaşı'ndaki cephelerde savaşarak görevlerini hakkıyla yerine getirdiler. Ancak Osmanlı'nın yıkılışına engel olmaları mümkün olamadı. Bu vatanperver komutanlar her türlü makam ve mevkilerini geride bırakarak Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde Milli Mücadele'ye atılıp büyük bu emek ortaya koyarak ülkenin bağımsızlığını sağladılar.

Elinizdeki eserde Osmanlı'dan Cumhuriyet'e hem askeri hem de siyasi tarihimizde izler bırakan ve Kurtuluş Savaşı'nın öncü komutanları arasında yerini alan Refet Bele Paşa'nın hayatı, yaşadığı dönemin olayları da dikkate alınarak değerlendirildi. Bu çalışmamızın iyi bir asker, kurmay bir subay; ciddi, çalışkan ve dürüst bir kişilik ve memleket sevdalısı bir insan olarak tarihimizde yer edinen Refet Bele Paşa'nın daha yakından tanınmasına vesile olmasını ümit ediyorum.

7 - Milli Mücadele Ali Fuat Cebesoy

Ali Fuat Paşa, Milli Mücadele döneminin önemli simalarından ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yakın arkadaşlarından biri olarak yakın tarihimizde yer edindi. Aslına bakılırsa o da, Atatürk gibi Osmanlı Devleti zamanında askeri okullarda eğitimini tamamlamış; Balkan Savaşlarında ve I. Dünya Harbi içinde pek çok cephede savaşmış kahraman bir komutandı.

Harp Okulu'nun ardından Harp Akademisi'ni başarıyla tamamlayan ve kurmay subay unvanıyla orduya intisap eden Ali Fuat Paşa, askerlik hayatı boyunca koca bir imparatorluğun tarih sahnesinden çekilişine şahitlik ederken, en yakın arkadaşlarından Mustafa Kemal Paşa ile birlikte yeni bir Türk devletinin doğuşuna da katkı sağlamanın onurunu yaşadı.

Fatih Ertürk

8 - Milli Mücadele Kahramanı Celal Bayar

Kendisi din adamı olmamasına rağmen Milli Mücadele’de milleti uyandırmak için “Galip Hoca” takma adıyla mücadele eden Celal Bayar gittiği her yerde yaptığı konuşmalarla Milletimizi Milli Mücadele’ye katılmaya teşvik etmiştir. Celal Bayar’ı “Galip Hoca” yapan ruh burada gizlidir. İstiklal savaşı sırasında Ege bölgesinde işgale karşı direnişleri örgütleyen Bayar’ın bu yönlerinin gelecek nesiller tarafından bilinmesi önemlidir.

 Şüphesiz bu ülkenin çocukları olarak Milli Mücadele’de canla başla çalışan ve her türlü fedakârlıkta bulunan bu insanları bilmemiz ve gelecek nesillere aktarmamız bizim için bir borçtur.

 Üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın yaşam öyküsü ayrıntılı bir şekilde çeşitli araştırmacılar tarafından kaleme alınmıştır. Bizim yapacağımız Bayar’ın hayatını kısaca vermekle birlikte onun İstiklal Harbimiz sırasında direniş ruhunu nasıl ateşlediğini nazara vermeye çalışacağız.

9 - Milli Mücadele Kahraman Kadınlar

“Hanımlar!

Bu kadar acıdan sonra, bu kadar ayrılıktan sonra, yan yana çektiğimiz bu kadar hasretten sonra, kurtuluş günleri geldi. Siz, bu kurtuluş günlerini bize kazandıran aziz şehitlerin, gazilerin anaları, arkadaşları, kız kardeşleri! Artık sevinin, sevinmek hakkınızdır, bayram edin, en büyük bayrama erdiniz; büyük bayramınız mübarek olsun!

Anadolu kadınları!

Bu gaza diyarında bin seneden beri, ateş ve cenk yerlerine oğullarını koşturan Anadolu kadınları, bin senedir oğulları daima uzak yerlerde ölen, yetiştirdikleri oğulların mezarları nerededir bilinmeyen Anadolu kadınları! Kurtuluş günleri, kavuşma günleri geldi; sevinin, bayram edin!

Cihan Harbi'nden beri, ardı arası gelmeyen bir cenk için, ağzından bir şikayet sözü çıkmadan, nesi varsa hepsini veren Anadolu kadınları! Erkekleri kan ve ateş yerlerinde savaşırken, uzak denizlerin kıyılarından orta yaylalara doğru, günlerce, haftalarca, çıplak ayakları, giyimsiz sırtlarıyla kurşunları, top mermilerini taşıyan Anadolu kadınları!

Batıda, doğuda, kıblede, bütün cephelerin arkasında memleketi işleten, tarlaları yeşerten, sayısız yetim çocukları yetiştiren, büyüten sensin, ey Anadolu kadını! Sırası gelince cephaneyi, yaralıyı taşımak sana yetmedi; silaha sen de sarıldın, düşman önünde sen de nevbet bekledin, ateşlere sen de girdin, sen de gaza ettin! Erkek arslan arslan olur da, dişi arslan arslan olmaz mı? diyen sensin. Erkeğinle beraber zafere erdirdiğin gazan mübarek olsun, zafere eren gazanın büyük bayramı mübarek olsun.

Biz de, İstiklal Harbi'nde vatan topraklarımızı kurtarmak aşkıyla maddi, manevi her türlü fedakârlığa katlanarak hayatını hiçe sayan ve artık hepsi bir başka dünyada olan kadın mücahitlerimizi minnet ve şükranla anıyoruz. Vatan sevgisi uğrunda ve erkeklerinin kâh ardında kâh önünde böylesine canlabaşla çalışan kadın mücahitlerimizden yurdumuzun sonsuza değin yoksun kalmamasını temenni ediyoruz.”

10 - Milli Mücadele Kahraman Subaylar

Milli Mücadele döneminde vatansever Paşalar, komutanlar dört yıl canla başla milletin istiklâli için çalıştı. Doğal olarak bu süre zarfında askerî, idarî ve siyasî alanda görüş ve fikir ayrılıkları oldu. Sonunda işgalci düşmanlara karşı zafer kazanılıp barış dönemine geçilince, Milli Mücadele'nin kader ve ideal arkadaşları arasında basit gibi görülen fikir ayrılıkları su yüzeyine çıkmaya başladı ve bazı siyasî dargınlıklar yaşandı. Her ne olursa olsun hepsinin de ortak özelliği, birer vatansever ve memleket sevdalısı insan olmalarıydı.

Elinizdeki eserde Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan süreçte askeri ve siyasi tarihimiz içinde izler bırakan, Milli Mücadele döneminde ve Türk İstiklâl Harbi'de önemli hizmetlerde bulunan, ancak buna mukabil isimleri fazla öne çıkmayan komutanlar hakkında yaşadıkları dönemin olayları da dikkate alınarak bilgi verilmiştir. Bu çalışmanın, her biri çok iyi bir asker, vatansever birer subay; ciddi, çalışkan, dürüst birer kişilik, memleket ve millet sevdalısı olan bu kahraman komutanlarımızın daha yakından tanınmasına vesile olmasını ümit ediyorum.

 

  • Açıklama
    • 1 - Mustafa Kemal Atatürk

      Gerek günümüzdeki, gerekse tarihi kişileri incelerken genellikle zamanla bir hayal kırıklığı yaşanır. Nice dev gibi görünen kişileri tanıdıkça az ya da çok bir burukluk hissederiz. Mustafa Kemal; kendisi hakkında daha fazla bilgi sahibi oldukça kendisine olan hayranlık daha da artan belki de tek tarihsel kişiliktir.

      Başbuğ; kısa ömrüne insan aklının alamadığı pek çok şeyi sığdırmış, verilmesi gereken her mesajı vermiş ve bedenen aramızdan ayrılmıştır. Bundan sonra görev bizlere düşmektedir. O’nu ve mesajlarını anlamakla yükümlü olan bizlere…

       Kimdir Mustafa Kemal?..

      Devrimci midir? Hem de nasıl…

      Milliyetçi midir? Hem de nasıl…

      TÜRK’ün ATA sıdır O…

      2 - Atatürk'ten 57. Alaya

      Bu kitap, I. Dünya Savaşı'nda en kanlı mücadelenin yaşandığı Çanakkale Cephesi'nde savaşan askerlerimizin tarihe mâl olmuş destansı mücadelesini bir nebze olsun anlatmak için hazırlanmış ve vatan savunmasında varlığını ortaya koyan Mehmetçiklerimizin hikâyeleri dile getirilmiştir.

      Geride ailesini, bazen de bir tek anacığını bırakıp vatan savunmasına koşan yiğitleri, uykusuz geçen günler boyunca cephede mermilerin üzerlerinden geçmesine aldırmaksızın sargı mahallerinde zor şartlar altında yaralı askerleri tedavi etmeye çalışan, onların hayata tutunması içini canını dişine takan fedakâr doktorları unutmak mümkün mü? Ya cephe gerisinde boş durmayıp bir erkeğin yapması gereken bütün işleri yüklenen ve hastanelerde gönüllü hemşirelik yapan eli öpülesi Anadolu kadınlarının ortaya koyduğu fedakârlığa ne demeli? Hayatının baharında, lise çağında vatan her şeyden önce gelir diyerek cepheye koşan alnı öpülesi yiğitleri tarihe nasıl mal etmeli?

      Çanakkale'nin ölümsüz kahramanlarını ve onların unutulmayan hikâyelerini işte bu düşüncelerle okumanızı ümit ediyor, Şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

      3 - Milli Mücadele Kahramanı İsmet İnönü

      İsmet İnönü, 1884 yılında İzmir'de doğdu. Babası Hacı Reşit Bey, annesi ise CevriyeTemelli Hanım idi. Öğrenim hayatına Sivas'taki bir mahalle mektebinde başladı ve Mülkiye İdadisi'nde devam etti. 1897 yılında İstanbul'a geldi ve Mühendishane-i Berri-i Hümayun'a (TopçuLisesi) girdi. Daha sonra Erkan-ı Harbiye Mektebi'ne girdi ve buradan 26 Eylül 1906'de birincilikle mezun oldu. Mezun olduktan sonra Edirne'deki İkinci Ordu'ya atandı. Bu sırada Fethi Okyar'ın aracılığı ile İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne girdi.

      1910 yılında Yemen'de başlayan ayaklanmanın bastırılmasında görevaldı. Burada 3 yıl kaldı. 1912'de binbaşılığa yükseldi. Birinci Dünya Savaşı sırasında Kafkas Cephesi'nde görev aldı. Burada Mustafa Kemal Paşa'nın emrinde çalıştı. 12 Ocak 1917'de Dördüncü Kolordu Komutanlığı'na atandı. 1917 yılında Filistin Cephesi'nde ilk olarak Yirminci Kolordu Komutanlığı'na, daha sonra ise Üçüncü Kolordu Komutanlığı'na atandı. Buradaki görevinin ardından da Harbiye Nezareti'nde görev aldı.

      1920 yılında Mustafa Kemal'in daveti üzerine Anadolu'ya geçti ve Batı Cephesi Komutanlığı'na getirildi. Çerkez Ethem'in başlattığı ayaklanmanın bastırılmasını sağladı. "Birinci İnönü Savaşı" olarak bilinen savaşta Yunanlıların ilerleyişini durdurdu. Bunun ardından Mirliva rütbesine terfi etti. Lozan BarışKonferansı'na Türk Heyeti Başkanı olarak katıldı. 1923 yılından 1937 yılına kadar çok kısa bir süre hariç başbakan olarak görev yaptı. 20 Eylül 1937'de Atatürk'ün isteği üzerine Başbakanlık'tan çekildi. Atatürk'ün ölümünden sonra TBMM tarafından cumhurbaşkanı olarak seçildi.

      1950'de Demokrat Parti'nin seçimleri kazanması üzerine muhalefete düştü. 27 Mayıs Darbesi'nin ardından 1961 yılında Cumurbaşkanı Cemal Gürsel tarafından hükümeti kurma görevi verildi. 1965 yılında bu görevden ayrıldı. 8 Mayıs 1972'de CHP Genel Başkanlığı görevinden istifa etti. İsmet İnönü, 25 Aralık 1973 günü hayatını kaybetti.

      4 - Mareşal Fevzi Çakmak

      Türkiye'nin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Paşa'dan sonra ikinci Mareşal rütbesindeki komutanı ve Atatürk'ün en yakın silah arkadaşlarından biri olan Fevzi Mustafa Çakmak, asker ve siyaset adamı olarak tarihe mal olmuş biridir. Yine Gazi Mustafa Kemal'den sonra ikinci başbakan olarak görev yapmış ve aynı zamanda Cumhuriyet dönemi ilk genelkurmay başkanı olmuştur. Mareşal Fevzi Mustafa Çakmak, Türkiye Cumhuriyeti'nde en uzun Genelkurmay Başkanlığı yapan askerdir. Atatürk'ün yaşadığı bütün dönemlerde Genelkurmay Başkanı olarak Fevzi Mustafa Çakmak bulunmuştur.

      Türkiye Cumhuriyeti'nin öncü kurucularından olan Fevzi Çakmak Paşa'nın hayatına kısa bir göz attığımızda “Milli Mücadele”de Milli birliği temin eden bir lider, savaş meydanlarında efsanevî bir kumandan, ülkeye yön veren 17 Mareşal Fevzi Çakmak kadronun siyaset adamlarından biri ve milletin çehresini değiştiren kudretli bir inkılâpçı olarak karşımıza çıktığını görürüz. Bu anlamda Fevzi Çakmak Paşa, sadece bir asker olarak değil, fikir ve hareket adamı olarak da varlığını sürdürebilmiş ender liderlerden biri olmuştur. Liderlik, Fevzi Çakmak Paşa'nın yaşamının her döneminde daima ön plana çıkan bir özelliği olmasına rağmen o lider olarak hep Gazi Mustafa Kemal'i görmüş ve onun en yakın destekçisi ve arkadaşı olmuştur.

      Fevzi Çakmak Paşa gibi liderlerin gelecek nesiller tarafından bilinmesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu felsefesinin devam etmesinin önemli öğelerinden biridir. Çünkü Fevzi Çakmak Paşa, söz konusu vatan olduğu zaman başka şeylere değer vermemiş, ülkenin kurtuluşu için ne gerekiyorsa fedakârca yerine getirmiştir. Bu anlamda millet olarak başta Gazi Mustafa Kemal ve Fevzi Çakmak Paşa gibi Mareşallerle diğer kurucu öncülere vefa borcumuz vardır.

      5 - Milli Mücadele Kahramanı Rauf Orbay

      Balkan Savaşları başladığında Hamidiye kruvazöründe süvari olan Hüseyin Rauf Orbay, denizci bir aileye mensuptur. Kendisi de bir deniz subayı olan Hüseyin Rauf Orbay, II. Abdülhamit'in son döneminde yetişen II. Meşrutiyet'ten cumhuriyete Türk milletinin kaderi üzerinde söz ve emek sahibi olmuş bir neslin, Milli Mücadele'nin öncü kahramanlarından biridir.

      Yaptığı önemli görevden dolayı “Hamidiye Kahramanı” olarak tanınan Hüseyin Rauf Orbay, Milli Mücadele'de Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın en yakın mücadele arkadaşlarından olmuştur. Gazi Mustafa Kemal Paşa, Hüseyin Rauf Orbay'a yazdığı bir mektupta, “Benim çok muhterem kardeşim ve Türkiye'yi kurtarmakta hakiki yardımcı ve zahir kardeşim Hüseyin Rauf 'a” diyerek gözünde Hüseyin Rauf Orbay'ın nasıl biri olduğunu ortaya koymuştur.

      “Milli Mücadele” dönemini incelediğimizde o dönemin hemen bütün paşalarının lider ruhlu insanlar olduğunu görüyoruz. Buna rağmen her biri söz konusu vatan savunması olduğunda her türlü haklarından fedakârlık yapmasını da bilmişlerdir. Hüseyin Rauf Orbay da, “Milli Mücadele”de fedakârlığın en büyük örneklerini sergileyerek Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın komutasında yurdumuzun düşman işgalinden kurtarılmasında görev almıştır.

      6 - Milli Mücadele Kahramanı Refet Bele

      Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Kâzım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay, Refet Bele gibi birçok mümtaz şahsiyet, 1699 tarihli Karlofça Antlaşması'yla başlayan ve I. Dünya Savaşı'yla (1914-1918) tamamlanan Osmanlı Devleti'nin yıkılışının en buhranlı kısmına tanıklık etti. Bu komutanlar Balkanlar'daki ayaklanmalardan başlayarak Trablusgarp, Balkan ve I. Dünya Savaşı'ndaki cephelerde savaşarak görevlerini hakkıyla yerine getirdiler. Ancak Osmanlı'nın yıkılışına engel olmaları mümkün olamadı. Bu vatanperver komutanlar her türlü makam ve mevkilerini geride bırakarak Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde Milli Mücadele'ye atılıp büyük bu emek ortaya koyarak ülkenin bağımsızlığını sağladılar.

      Elinizdeki eserde Osmanlı'dan Cumhuriyet'e hem askeri hem de siyasi tarihimizde izler bırakan ve Kurtuluş Savaşı'nın öncü komutanları arasında yerini alan Refet Bele Paşa'nın hayatı, yaşadığı dönemin olayları da dikkate alınarak değerlendirildi. Bu çalışmamızın iyi bir asker, kurmay bir subay; ciddi, çalışkan ve dürüst bir kişilik ve memleket sevdalısı bir insan olarak tarihimizde yer edinen Refet Bele Paşa'nın daha yakından tanınmasına vesile olmasını ümit ediyorum.

      7 - Milli Mücadele Ali Fuat Cebesoy

      Ali Fuat Paşa, Milli Mücadele döneminin önemli simalarından ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yakın arkadaşlarından biri olarak yakın tarihimizde yer edindi. Aslına bakılırsa o da, Atatürk gibi Osmanlı Devleti zamanında askeri okullarda eğitimini tamamlamış; Balkan Savaşlarında ve I. Dünya Harbi içinde pek çok cephede savaşmış kahraman bir komutandı.

      Harp Okulu'nun ardından Harp Akademisi'ni başarıyla tamamlayan ve kurmay subay unvanıyla orduya intisap eden Ali Fuat Paşa, askerlik hayatı boyunca koca bir imparatorluğun tarih sahnesinden çekilişine şahitlik ederken, en yakın arkadaşlarından Mustafa Kemal Paşa ile birlikte yeni bir Türk devletinin doğuşuna da katkı sağlamanın onurunu yaşadı.

      Fatih Ertürk

      8 - Milli Mücadele Kahramanı Celal Bayar

      Kendisi din adamı olmamasına rağmen Milli Mücadele’de milleti uyandırmak için “Galip Hoca” takma adıyla mücadele eden Celal Bayar gittiği her yerde yaptığı konuşmalarla Milletimizi Milli Mücadele’ye katılmaya teşvik etmiştir. Celal Bayar’ı “Galip Hoca” yapan ruh burada gizlidir. İstiklal savaşı sırasında Ege bölgesinde işgale karşı direnişleri örgütleyen Bayar’ın bu yönlerinin gelecek nesiller tarafından bilinmesi önemlidir.

       Şüphesiz bu ülkenin çocukları olarak Milli Mücadele’de canla başla çalışan ve her türlü fedakârlıkta bulunan bu insanları bilmemiz ve gelecek nesillere aktarmamız bizim için bir borçtur.

       Üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın yaşam öyküsü ayrıntılı bir şekilde çeşitli araştırmacılar tarafından kaleme alınmıştır. Bizim yapacağımız Bayar’ın hayatını kısaca vermekle birlikte onun İstiklal Harbimiz sırasında direniş ruhunu nasıl ateşlediğini nazara vermeye çalışacağız.

      9 - Milli Mücadele Kahraman Kadınlar

      “Hanımlar!

      Bu kadar acıdan sonra, bu kadar ayrılıktan sonra, yan yana çektiğimiz bu kadar hasretten sonra, kurtuluş günleri geldi. Siz, bu kurtuluş günlerini bize kazandıran aziz şehitlerin, gazilerin anaları, arkadaşları, kız kardeşleri! Artık sevinin, sevinmek hakkınızdır, bayram edin, en büyük bayrama erdiniz; büyük bayramınız mübarek olsun!

      Anadolu kadınları!

      Bu gaza diyarında bin seneden beri, ateş ve cenk yerlerine oğullarını koşturan Anadolu kadınları, bin senedir oğulları daima uzak yerlerde ölen, yetiştirdikleri oğulların mezarları nerededir bilinmeyen Anadolu kadınları! Kurtuluş günleri, kavuşma günleri geldi; sevinin, bayram edin!

      Cihan Harbi'nden beri, ardı arası gelmeyen bir cenk için, ağzından bir şikayet sözü çıkmadan, nesi varsa hepsini veren Anadolu kadınları! Erkekleri kan ve ateş yerlerinde savaşırken, uzak denizlerin kıyılarından orta yaylalara doğru, günlerce, haftalarca, çıplak ayakları, giyimsiz sırtlarıyla kurşunları, top mermilerini taşıyan Anadolu kadınları!

      Batıda, doğuda, kıblede, bütün cephelerin arkasında memleketi işleten, tarlaları yeşerten, sayısız yetim çocukları yetiştiren, büyüten sensin, ey Anadolu kadını! Sırası gelince cephaneyi, yaralıyı taşımak sana yetmedi; silaha sen de sarıldın, düşman önünde sen de nevbet bekledin, ateşlere sen de girdin, sen de gaza ettin! Erkek arslan arslan olur da, dişi arslan arslan olmaz mı? diyen sensin. Erkeğinle beraber zafere erdirdiğin gazan mübarek olsun, zafere eren gazanın büyük bayramı mübarek olsun.

      Biz de, İstiklal Harbi'nde vatan topraklarımızı kurtarmak aşkıyla maddi, manevi her türlü fedakârlığa katlanarak hayatını hiçe sayan ve artık hepsi bir başka dünyada olan kadın mücahitlerimizi minnet ve şükranla anıyoruz. Vatan sevgisi uğrunda ve erkeklerinin kâh ardında kâh önünde böylesine canlabaşla çalışan kadın mücahitlerimizden yurdumuzun sonsuza değin yoksun kalmamasını temenni ediyoruz.”

      10 - Milli Mücadele Kahraman Subaylar

      Milli Mücadele döneminde vatansever Paşalar, komutanlar dört yıl canla başla milletin istiklâli için çalıştı. Doğal olarak bu süre zarfında askerî, idarî ve siyasî alanda görüş ve fikir ayrılıkları oldu. Sonunda işgalci düşmanlara karşı zafer kazanılıp barış dönemine geçilince, Milli Mücadele'nin kader ve ideal arkadaşları arasında basit gibi görülen fikir ayrılıkları su yüzeyine çıkmaya başladı ve bazı siyasî dargınlıklar yaşandı. Her ne olursa olsun hepsinin de ortak özelliği, birer vatansever ve memleket sevdalısı insan olmalarıydı.

      Elinizdeki eserde Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan süreçte askeri ve siyasi tarihimiz içinde izler bırakan, Milli Mücadele döneminde ve Türk İstiklâl Harbi'de önemli hizmetlerde bulunan, ancak buna mukabil isimleri fazla öne çıkmayan komutanlar hakkında yaşadıkları dönemin olayları da dikkate alınarak bilgi verilmiştir. Bu çalışmanın, her biri çok iyi bir asker, vatansever birer subay; ciddi, çalışkan, dürüst birer kişilik, memleket ve millet sevdalısı olan bu kahraman komutanlarımızın daha yakından tanınmasına vesile olmasını ümit ediyorum.

       

      Stok Kodu
      :
      1234567899267
      Boyut
      :
      13.50x21.00
      Sayfa Sayısı
      :
      1792
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Kapak Türü
      :
      Ciltsiz
      Kağıt Türü
      :
      2. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Taksit Seçenekleri
    • Akbank
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      69,90   
      69,90   
      2
      34,95   
      69,90   
      3
      23,65   
      70,95   
      4
      17,91   
      71,65   
      5
      14,47   
      72,35   
      Bonus Card
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      69,90   
      69,90   
      2
      34,95   
      69,90   
      3
      23,53   
      70,60   
      4
      17,82   
      71,30   
      5
      14,40   
      72,00   
      İş Bankası
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      69,90   
      69,90   
      2
      34,95   
      69,90   
      3
      23,65   
      70,95   
      4
      17,91   
      71,65   
      5
      14,47   
      72,35   
      Yapı ve Kredi Bankası
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      69,90   
      69,90   
      2
      34,95   
      69,90   
      3
      23,65   
      70,95   
      4
      17,91   
      71,65   
      5
      14,47   
      72,35   
      Diğer Bankalar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      69,90   
      69,90   
      2
      -   
      -   
      3
      -   
      -   
      4
      -   
      -   
      5
      -   
      -   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat