Demir Kafes-Max Weber ve Weberci Marksizm Max Weber ve Weberci Marksizm

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786053143048
Boyut:
13 x 19,5
Sayfa Sayısı:
171
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2018
Çeviren:
Nihan Çetinkaya
Kapak Türü:
İnce Kapak
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
Orijinal Adı:
La cage d'acier Max Weber et le marxisme weberien
%20 indirimli
44,00TL
35,20TL
Taksitli fiyat: 5 x 7,53TL
Kapıda Ödeme Seçeneğiyle! Güvenilir Alışveriş!
9786053143048
4510675
Demir Kafes-Max Weber ve Weberci Marksizm
Demir Kafes-Max Weber ve Weberci Marksizm Max Weber ve Weberci Marksizm
35.20

Marx ve Weber, içinde yaşadığımız dünyayı anlamak için vazgeçilmez öneme sahip iki düşünür. Bu dünya ki, 19. yüzyıldan farklı biçimlerde olsa da hâlâ kapitalist olmayı sürdürmekte. Kuşkusuz, bu iki yazarın sunduğu kuramsal araçlar bazı günümüz gerçekliklerini -örneğin ekolojik krizi- anlamamızda her zaman yeterli olmuyor; ama bu kesinlikle daha az önem arz ettikleri anlamına gelmez. Zira kendini bireylere amansız bir alınyazısı gibi dayatan gayri şahsi güçlerin -piyasa, finans, borçlanma, krizler, işsizlik- bütüncül iktidarına her zamankinden daha çok, Marx'ın ya da Weber'in döneminde olduğundan çok daha fazla boyun eğer durumdayız. Hiçbir dönemde, modern sınai kapitalist uygarlığın çelikten kuralları, halklar üzerinde bu denli baskıcı ve zorlayıcı bir güç uygulamamıştı. Yeni kuşak yazarlardan Aurélien Berlan'ın yazdığı gibi, tüm veçheleriyle dış mihraklarca yönetilen bir dünyanın boyunduruğunda kısılıp kalmışlık hissi her alanda daha da güçlenmekte.



Fritz Lang'ın “Metropolis”inin ilan ediyor göründüğü gibi, gelecek zamanların köleliğine mahkûm muyuz? Bu bir Verhangnis, yani önüne geçilemez, hiçbir şekilde kaçmanın mümkün olmadığı kör bir talih midir? Marx'ın kanaati asla bu yönde değildi; ne Weberci Marksistlerin ne de Adorno ve Horkheimer'ın tüm radikal karamsarlığına rağmen. Acaba Weber'in kanaati bu muydu diye sorabiliriz kendimize. Kaldı ki eserinin bazı bölümleri bunu doğrular nitelikte: Onda bazen Nietzscheci “kahramansı bir boyun eğişi” buluyoruz. Ama bazen, eserinin bazı bölümlerinde, bilhassa Protestan Ahlakı'nın son paragrafları, bize tam tersine, ütopyaya, Ernst Bloch'unWunschlandtschaftenolarak adlandırdığı “arzu manzaraları”na açık bir pencere bırakmış görünüyor. Bunu, Antonio Gramsci'nin sözünü ettiği, aklın karamsarlığı ile istencin iyimserliği arasında kurulan vazgeçilmez ortaklık olarak görebiliriz: işte elinizdeki kitap da, atkı ve çözgülerinin bu ortaklığında dokunmuştur.





-M. Löwy-





(Tanıtım Bülteninden)






Marx ve Weber, içinde yaşadığımız dünyayı anlamak için vazgeçilmez öneme sahip iki düşünür. Bu dünya ki, 19. yüzyıldan farklı biçimlerde olsa da hâlâ kapitalist olmayı sürdürmekte. Kuşkusuz, bu iki yazarın sunduğu kuramsal araçlar bazı günümüz gerçekliklerini -örneğin ekolojik krizi- anlamamızda her zaman yeterli olmuyor; ama bu kesinlikle daha az önem arz ettikleri anlamına gelmez. Zira kendini bireylere amansız bir alınyazısı gibi dayatan gayri şahsi güçlerin -piyasa, finans, borçlanma, krizler, işsizlik- bütüncül iktidarına her zamankinden daha çok, Marx'ın ya da Weber'in döneminde olduğundan çok daha fazla boyun eğer durumdayız. Hiçbir dönemde, modern sınai kapitalist uygarlığın çelikten kuralları, halklar üzerinde bu denli baskıcı ve zorlayıcı bir güç uygulamamıştı. Yeni kuşak yazarlardan Aurélien Berlan'ın yazdığı gibi, tüm veçheleriyle dış mihraklarca yönetilen bir dünyanın boyunduruğunda kısılıp kalmışlık hissi her alanda daha da güçlenmekte.



Fritz Lang'ın “Metropolis”inin ilan ediyor göründüğü gibi, gelecek zamanların köleliğine mahkûm muyuz? Bu bir Verhangnis, yani önüne geçilemez, hiçbir şekilde kaçmanın mümkün olmadığı kör bir talih midir? Marx'ın kanaati asla bu yönde değildi; ne Weberci Marksistlerin ne de Adorno ve Horkheimer'ın tüm radikal karamsarlığına rağmen. Acaba Weber'in kanaati bu muydu diye sorabiliriz kendimize. Kaldı ki eserinin bazı bölümleri bunu doğrular nitelikte: Onda bazen Nietzscheci “kahramansı bir boyun eğişi” buluyoruz. Ama bazen, eserinin bazı bölümlerinde, bilhassa Protestan Ahlakı'nın son paragrafları, bize tam tersine, ütopyaya, Ernst Bloch'unWunschlandtschaftenolarak adlandırdığı “arzu manzaraları”na açık bir pencere bırakmış görünüyor. Bunu, Antonio Gramsci'nin sözünü ettiği, aklın karamsarlığı ile istencin iyimserliği arasında kurulan vazgeçilmez ortaklık olarak görebiliriz: işte elinizdeki kitap da, atkı ve çözgülerinin bu ortaklığında dokunmuştur.





-M. Löwy-





(Tanıtım Bülteninden)






Akbank
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 35,20    35,20   
2 17,60    35,20   
3 12,26    36,78   
4 9,37    37,49   
5 7,57    37,84   
Bonus Card
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 35,20    35,20   
2 17,60    35,20   
3 12,09    36,26   
4 9,24    36,96   
5 7,53    37,66   
İş Bankası
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 35,20    35,20   
2 17,60    35,20   
3 12,14    36,43   
4 9,28    37,14   
5 7,64    38,19   
Yapı ve Kredi Bankası
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 35,20    35,20   
2 17,60    35,20   
3 12,14    36,43   
4 9,28    37,14   
5 7,57    37,84   
Diğer Bankalar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 35,20    35,20   
2 -    -   
3 -    -   
4 -    -   
5 -    -   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat