Sepetim (0) Toplam: 0,00TL
Cumhuriyet Bilgeleri Dizisi (9 Kitap)
Cumhuriyet Bilgeleri Dizisi (9 Kitap)
Kırmızı Kedi Yayınevi
137.76

Yol Kesen Irmak

Daha lise çağındayken, 23 Nisan 1920'de kurulan ilk mecliste memur olarak görev alan, hukuk doktorasını Avrupa'da tamamladıktan sonra Türkiye'de medeni hukukun temellerini atan ve iki dönem İstanbul Hukuk Fakültesi'nde dekan olarak görev yapan Ordinaryüs Profesör Hıfzı Veldet Velidedeoğlu ömrü boyunca hukukun üstünlüğünü dile getiren aydınların en önde geleniydi. 1961 Anayasası'nı hazırlayan isimlerden Velidedeoğlu, Türkiye'nin daha sonraki dönemlerde içine itildiği karanlığı ilk gören ve uyaranlardan birisi olmanın yanında “düşünce özgürlüğü”nü ve Atatürkçü düşünceyi sonuna kadar savunmuştu. Tutkulu bir doğa âşığı olan ve Anadolu'yu karış karış gezerek tüm yurdu yakından tanıyan Velidedeoğlu, Yol Kesen Irmak'ta anı, tanıklık ve deneyimlerle zenginleştirdiği yazılarında bir hukukçunun gözünden Türkiye'nin panoramasını çiziyor. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu'nun dün söyledikleri bugün bile tazeliğini korurken, yarının aydınlığının nasıl olacağını ortaya koyuyor.

Bilimin Işığında Felsefe

Bilimin Işığında Felsefe, Nusret Hızır'ın ölümünün ardından, öğrencisi ve yakın dostu Füsun Akatlı'nın, hocasının evrakı metrukesinden derlediği iki ayrı kitabın birleşimi. İlki, ağırlıkla Hızır'ın hayattayken bir kitapta toplamayı tasarladığı yazılardan oluşan, yine aynı adla daha önce yayımlanmış Bilimin Işığında Felsefe; diğeri, doçentlik tezi özeti ile “Bir Uygarlık Tarihine Giriş Notları” başlıklı ders özetleri yanında, Akatlı'nın akademik dergiler, ses bantları ve dosyalardan tarayıp çıkardığı metinlerden meydana gelen Geride Kalanlar.

Nusret Hızır, Türkiye'de modern anlamda bir felsefe eğitiminin yerleşmesi ve gelişmesinde katkıları ve tanıklıklarıyla önemli bir yer tutan tarihsel bir kişiliktir. Felsefeyi ele alış biçimi, düşünme tarzı ve tavrı, bilgiye ve bilime yaklaşımıyla çağdaşları arasından sivrilen örnek alınası bir felsefeci ve bilim insanıdır. Üstelik, “belli bir alanın sorunlarına dalmış ve başka alanlara kapalı kalmış, söyleyecek sözü uzmanlık alanıyla sınırlı bir bilimci ya da felsefeci değil, çok yönlü bir kültür adamı”dır.

Dil ve Kültür

1953'te, bir deniz kazası sonucu yaşama veda etmişti Suat Yakup Baydur.

Henüz 41 yaşındaydı…

Kuşağının parlak akademisyenlerinden ve daha önemlisi en donanımlı aydınlarındandı.

Filolog ve felsefeciydi.

Antik çağdan Aristoteles, Platon, Solon, Hesiodos ve çağdaşı Walter Kranz, Peterich Eckhart, Clemens Brentano gibi isimlerin eserlerini özgün dilinden Türkçeye çevirmişti.

Onun dil ve Türkçe üzerine söyledikleri hâlâ geçerliliğini koruduğu gibi, sunduğu öneriler dikkate alınsaydı, bugün bambaşka bir kültür ortamında olacaktık...

Hasan Ali Yücel'in “Platon'un akademisinde okumuş antik çağ filozofu gibiydi. Türk kültürünün bugünü ve geleceği için öne sürülmüş yanlış düşüncelere karşı çıkan bir kahramandı,” dediği, Haldun Taner'in “İdeal Türk aydınıydı. Bu ülkenin yetiştirdiği seçme bir değerdi,” sözleriyle andığı Suat Yakup Baydur'un dil üzerine çeşitli makalelerinden oluşan Dil ve Kültür, Türkçe konuşan, yazan, düşünen herkesi ilgilendirecek yazılar içeriyor.

Atatürk'ün İzinde Bir Arpa Boyu

Bahriye Üçok 1953 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne ilk kadın öğretim üyesi olarak girmişti. Dini çağdaş, gerçekçi ve hoşgörülü bir felsefeyle yorumlayan bir kadın ilahiyatçıydı.

Politikayla uğraştı, milletvekilliği yaptı, gazetelerde köşe yazıları yazdı. Yazılarını her zaman bilimsel ve tarihsel gerçeklerle, hadisler ve ayetlerle destekledi. Kadın haklarının İslam tarihindeki yerinden, iktidar heveslilerinin şeriat özentiliğine kadar bugün ülkemizi tehdit eden ne varsa daha en başından uyarmaya, insanları bilgilendirmeye çalıştı.

Tam da bu yüzden, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı gibi faili meçhul bir cinayete kurban gitmiş, evine yollanan bir paketin içine yerleştirilmiş bombayla 1990 yılında hayata veda etmişti.

Bahriye Üçok'un gazetelerde çıkmış yazılarını ve makalelerini topladığı Atatürk'ün İzinde Bir Arpa Boyu yeni kuşaklara laikliğin, Atatürk ilkelerinin ve kadın haklarının en olumsuz koşullarda bile nasıl savunulabileceğini en iyi şekilde gösteren kitaplardan biri.

Aydınlanma Felsefesi, Devrimler ve Atatürk

Macit Gökberk, sadece Türkiye'nin kurucu felsefecilerinden değil aynı zamanda Türkçenin büyük ustalarından…

Gökberk, Türkiye'de ve Türkçede felsefenin yer etmesi için, felsefe dilinin yalınlaşması ve Türkçe felsefe terimlerinin türetilmesi alanlarında önemli çalışmalarda bulunmuştu. Türkçenin “kültür dili” olması için de çalışan Gökberk, 1954-60 ve 1969-76 yılları arasında Türk Dil Kurumu başkanlığı yapmıştı.

Felsefeci kimliğini, dil tutumunu ve Atatürkçü düşünceyi bir potada eriterek kaleme aldığı Aydınlanma Felsefesi, Devrimler ve Atatürk adlı kitabı onun bütün bu yaklaşımlarını ortaya koyuyor. Gökberk, bu “küçük” kitabında Atatürk devrimlerinin hareket noktasını sağlayan aydınlanmacı felsefeyi açıklarken felsefe tarihinden de bir kesit sunuyor. Asla eskimeyecek yerinde yargılarla Osmanlıdan Cumhuriyet'e “düşünce” tarihini anlatırken öz Türkçenin en güzel örneklerinden birine imza atıyor.

Su Başlarını Devler Tutmuş

1977 yılında yitirdiğimiz Prof. Seha L. Meray Türkiye'nin yetiştirdiği en değerli hukukçu ve akademisyenlerdendi. UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ve Kızılay üyeliği, ODTÜ rektörlüğü ve uzun yıllar Türk Dil Kurumu başkanlığı yapan, bilhassa devletler hukuku konusunda önemli çalışmalara imza atan bir isimdi. Kendisinin, “Lozan'ın ne olduğunun ve öneminin” doğru şekilde anlaşılması için yaptığı sekiz ciltlik Lozan Tutanakları çevirisi, konuyla ilgili temel başvuru kaynaklarındandır.

Dönemin Cumhuriyet ve Milliyet gazetelerinde yazıları da yayımlanan Seha L. Meray'ın Su Başlarını Devler Tutmuş kitabında, Türkiye'nin kanayan yarası haline gelmiş problemlere yönelik, derin bir içgörü ve çözümleme bulacaksınız.

“Hayatta hoca ve aydın diye tanıdıklarımın başında gelir ama bu mühim değil. 1965 yılı ile 77 arasında, ne yazık ki sadece 12 yıl, bir insan portresini yakından gördüm. Bir büyük adam portresini yakından gördüm.”

- İlber Ortaylı

Türkiye'nin Kültür Sorunları

Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal, eserleriyle Arkeoloji dünyasında “Hocaların hocası” olarak bilinen, dünyanın en saygın arkeologlarından biriydi. Türkiye'de klasik arkeolojinin kurucusu olan Akurgal, yaptığı kazılarla Ege'de Foça, Çandarlı, Erythrai ve İzmir antik kentlerini ortaya çıkardı. Alanın uzmanları için başvuru kaynağı olan araştırmaları ve eserleri birçok dile çevrildi.

60 yıllık birikimini özetlediği, Türkiye'nin Kültür Sorunları'nda Akurgal, kültür sorunlarımızı ele alarak daha iyi bir gelecek için yapılacakları sıralıyor ve Anadolu uygarlıklarının dünya tarihindeki önemini ortaya koyuyor.

Nereden Başlayalım - Eğitimin Abc'si

İstanbul Teknik Üniversitesi'nin ardından ABD'de Georgia Tech, Massachusetts Institute of Technology (MIT), Columbia Üniversiteleri ve Japonya'da devam eden eğitim ve öğretim hayatı boyunca edindiği birikimi Türkiye'de yaymayı hedefleyen Bozkurt Güvenç yol göstermeyi sürdürüyor.

Mimar, insanbilimci ve eğitimci kimliğiyle, bilgilerini ve hayat tecrübesini, gözlemleriyle harmanlayarak her gün karşılaştığımız sorunların temeline iniyor ve kalıcı bir çözüm vaat ediyor. Başlangıç noktası ise: Eğitim. Bozkurt Güvenç, yeni kitabı Nereden Başlayalım-Eğitimin ABC'si'nde Türkiye'nin kurtuluş reçetesini yazıyor.

Umutsuzluk Yakışmaz

Akademi, mimarlık ve yazıyla iç içe geçen hayatını öğrenme ve öğretmeye adayan Doğan Kuban, 92. yaşını geride bırakırken birikim ve deneyimini aktarmayı sürdürüyor.

Kuban, Cumhuriyet'ten sanata, siyasetten eğitime, şehircilikten Osmanlı'ya kadar geniş yelpazede sorunları ele alarak Türkiye'nin röntgenini çekiyor. Toplumdaki problemleri ortaya sererken, çözüm reçetesini Umutsuzluk Yakışmaz diyerek anlatıyor.

  • Açıklama
    • Yol Kesen Irmak

      Daha lise çağındayken, 23 Nisan 1920'de kurulan ilk mecliste memur olarak görev alan, hukuk doktorasını Avrupa'da tamamladıktan sonra Türkiye'de medeni hukukun temellerini atan ve iki dönem İstanbul Hukuk Fakültesi'nde dekan olarak görev yapan Ordinaryüs Profesör Hıfzı Veldet Velidedeoğlu ömrü boyunca hukukun üstünlüğünü dile getiren aydınların en önde geleniydi. 1961 Anayasası'nı hazırlayan isimlerden Velidedeoğlu, Türkiye'nin daha sonraki dönemlerde içine itildiği karanlığı ilk gören ve uyaranlardan birisi olmanın yanında “düşünce özgürlüğü”nü ve Atatürkçü düşünceyi sonuna kadar savunmuştu. Tutkulu bir doğa âşığı olan ve Anadolu'yu karış karış gezerek tüm yurdu yakından tanıyan Velidedeoğlu, Yol Kesen Irmak'ta anı, tanıklık ve deneyimlerle zenginleştirdiği yazılarında bir hukukçunun gözünden Türkiye'nin panoramasını çiziyor. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu'nun dün söyledikleri bugün bile tazeliğini korurken, yarının aydınlığının nasıl olacağını ortaya koyuyor.

      Bilimin Işığında Felsefe

      Bilimin Işığında Felsefe, Nusret Hızır'ın ölümünün ardından, öğrencisi ve yakın dostu Füsun Akatlı'nın, hocasının evrakı metrukesinden derlediği iki ayrı kitabın birleşimi. İlki, ağırlıkla Hızır'ın hayattayken bir kitapta toplamayı tasarladığı yazılardan oluşan, yine aynı adla daha önce yayımlanmış Bilimin Işığında Felsefe; diğeri, doçentlik tezi özeti ile “Bir Uygarlık Tarihine Giriş Notları” başlıklı ders özetleri yanında, Akatlı'nın akademik dergiler, ses bantları ve dosyalardan tarayıp çıkardığı metinlerden meydana gelen Geride Kalanlar.

      Nusret Hızır, Türkiye'de modern anlamda bir felsefe eğitiminin yerleşmesi ve gelişmesinde katkıları ve tanıklıklarıyla önemli bir yer tutan tarihsel bir kişiliktir. Felsefeyi ele alış biçimi, düşünme tarzı ve tavrı, bilgiye ve bilime yaklaşımıyla çağdaşları arasından sivrilen örnek alınası bir felsefeci ve bilim insanıdır. Üstelik, “belli bir alanın sorunlarına dalmış ve başka alanlara kapalı kalmış, söyleyecek sözü uzmanlık alanıyla sınırlı bir bilimci ya da felsefeci değil, çok yönlü bir kültür adamı”dır.

      Dil ve Kültür

      1953'te, bir deniz kazası sonucu yaşama veda etmişti Suat Yakup Baydur.

      Henüz 41 yaşındaydı…

      Kuşağının parlak akademisyenlerinden ve daha önemlisi en donanımlı aydınlarındandı.

      Filolog ve felsefeciydi.

      Antik çağdan Aristoteles, Platon, Solon, Hesiodos ve çağdaşı Walter Kranz, Peterich Eckhart, Clemens Brentano gibi isimlerin eserlerini özgün dilinden Türkçeye çevirmişti.

      Onun dil ve Türkçe üzerine söyledikleri hâlâ geçerliliğini koruduğu gibi, sunduğu öneriler dikkate alınsaydı, bugün bambaşka bir kültür ortamında olacaktık...

      Hasan Ali Yücel'in “Platon'un akademisinde okumuş antik çağ filozofu gibiydi. Türk kültürünün bugünü ve geleceği için öne sürülmüş yanlış düşüncelere karşı çıkan bir kahramandı,” dediği, Haldun Taner'in “İdeal Türk aydınıydı. Bu ülkenin yetiştirdiği seçme bir değerdi,” sözleriyle andığı Suat Yakup Baydur'un dil üzerine çeşitli makalelerinden oluşan Dil ve Kültür, Türkçe konuşan, yazan, düşünen herkesi ilgilendirecek yazılar içeriyor.

      Atatürk'ün İzinde Bir Arpa Boyu

      Bahriye Üçok 1953 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne ilk kadın öğretim üyesi olarak girmişti. Dini çağdaş, gerçekçi ve hoşgörülü bir felsefeyle yorumlayan bir kadın ilahiyatçıydı.

      Politikayla uğraştı, milletvekilliği yaptı, gazetelerde köşe yazıları yazdı. Yazılarını her zaman bilimsel ve tarihsel gerçeklerle, hadisler ve ayetlerle destekledi. Kadın haklarının İslam tarihindeki yerinden, iktidar heveslilerinin şeriat özentiliğine kadar bugün ülkemizi tehdit eden ne varsa daha en başından uyarmaya, insanları bilgilendirmeye çalıştı.

      Tam da bu yüzden, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı gibi faili meçhul bir cinayete kurban gitmiş, evine yollanan bir paketin içine yerleştirilmiş bombayla 1990 yılında hayata veda etmişti.

      Bahriye Üçok'un gazetelerde çıkmış yazılarını ve makalelerini topladığı Atatürk'ün İzinde Bir Arpa Boyu yeni kuşaklara laikliğin, Atatürk ilkelerinin ve kadın haklarının en olumsuz koşullarda bile nasıl savunulabileceğini en iyi şekilde gösteren kitaplardan biri.

      Aydınlanma Felsefesi, Devrimler ve Atatürk

      Macit Gökberk, sadece Türkiye'nin kurucu felsefecilerinden değil aynı zamanda Türkçenin büyük ustalarından…

      Gökberk, Türkiye'de ve Türkçede felsefenin yer etmesi için, felsefe dilinin yalınlaşması ve Türkçe felsefe terimlerinin türetilmesi alanlarında önemli çalışmalarda bulunmuştu. Türkçenin “kültür dili” olması için de çalışan Gökberk, 1954-60 ve 1969-76 yılları arasında Türk Dil Kurumu başkanlığı yapmıştı.

      Felsefeci kimliğini, dil tutumunu ve Atatürkçü düşünceyi bir potada eriterek kaleme aldığı Aydınlanma Felsefesi, Devrimler ve Atatürk adlı kitabı onun bütün bu yaklaşımlarını ortaya koyuyor. Gökberk, bu “küçük” kitabında Atatürk devrimlerinin hareket noktasını sağlayan aydınlanmacı felsefeyi açıklarken felsefe tarihinden de bir kesit sunuyor. Asla eskimeyecek yerinde yargılarla Osmanlıdan Cumhuriyet'e “düşünce” tarihini anlatırken öz Türkçenin en güzel örneklerinden birine imza atıyor.

      Su Başlarını Devler Tutmuş

      1977 yılında yitirdiğimiz Prof. Seha L. Meray Türkiye'nin yetiştirdiği en değerli hukukçu ve akademisyenlerdendi. UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ve Kızılay üyeliği, ODTÜ rektörlüğü ve uzun yıllar Türk Dil Kurumu başkanlığı yapan, bilhassa devletler hukuku konusunda önemli çalışmalara imza atan bir isimdi. Kendisinin, “Lozan'ın ne olduğunun ve öneminin” doğru şekilde anlaşılması için yaptığı sekiz ciltlik Lozan Tutanakları çevirisi, konuyla ilgili temel başvuru kaynaklarındandır.

      Dönemin Cumhuriyet ve Milliyet gazetelerinde yazıları da yayımlanan Seha L. Meray'ın Su Başlarını Devler Tutmuş kitabında, Türkiye'nin kanayan yarası haline gelmiş problemlere yönelik, derin bir içgörü ve çözümleme bulacaksınız.

      “Hayatta hoca ve aydın diye tanıdıklarımın başında gelir ama bu mühim değil. 1965 yılı ile 77 arasında, ne yazık ki sadece 12 yıl, bir insan portresini yakından gördüm. Bir büyük adam portresini yakından gördüm.”

      - İlber Ortaylı

      Türkiye'nin Kültür Sorunları

      Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal, eserleriyle Arkeoloji dünyasında “Hocaların hocası” olarak bilinen, dünyanın en saygın arkeologlarından biriydi. Türkiye'de klasik arkeolojinin kurucusu olan Akurgal, yaptığı kazılarla Ege'de Foça, Çandarlı, Erythrai ve İzmir antik kentlerini ortaya çıkardı. Alanın uzmanları için başvuru kaynağı olan araştırmaları ve eserleri birçok dile çevrildi.

      60 yıllık birikimini özetlediği, Türkiye'nin Kültür Sorunları'nda Akurgal, kültür sorunlarımızı ele alarak daha iyi bir gelecek için yapılacakları sıralıyor ve Anadolu uygarlıklarının dünya tarihindeki önemini ortaya koyuyor.

      Nereden Başlayalım - Eğitimin Abc'si

      İstanbul Teknik Üniversitesi'nin ardından ABD'de Georgia Tech, Massachusetts Institute of Technology (MIT), Columbia Üniversiteleri ve Japonya'da devam eden eğitim ve öğretim hayatı boyunca edindiği birikimi Türkiye'de yaymayı hedefleyen Bozkurt Güvenç yol göstermeyi sürdürüyor.

      Mimar, insanbilimci ve eğitimci kimliğiyle, bilgilerini ve hayat tecrübesini, gözlemleriyle harmanlayarak her gün karşılaştığımız sorunların temeline iniyor ve kalıcı bir çözüm vaat ediyor. Başlangıç noktası ise: Eğitim. Bozkurt Güvenç, yeni kitabı Nereden Başlayalım-Eğitimin ABC'si'nde Türkiye'nin kurtuluş reçetesini yazıyor.

      Umutsuzluk Yakışmaz

      Akademi, mimarlık ve yazıyla iç içe geçen hayatını öğrenme ve öğretmeye adayan Doğan Kuban, 92. yaşını geride bırakırken birikim ve deneyimini aktarmayı sürdürüyor.

      Kuban, Cumhuriyet'ten sanata, siyasetten eğitime, şehircilikten Osmanlı'ya kadar geniş yelpazede sorunları ele alarak Türkiye'nin röntgenini çekiyor. Toplumdaki problemleri ortaya sererken, çözüm reçetesini Umutsuzluk Yakışmaz diyerek anlatıyor.

      Stok Kodu
      :
      3990000049812
      Boyut
      :
      13.50x21.00
      Sayfa Sayısı
      :
      2280
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2019
      Kapak Türü
      :
      Ciltsiz
      Kağıt Türü
      :
      2. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Taksit Seçenekleri
    • Akbank
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      137,76   
      137,76   
      2
      68,88   
      137,76   
      3
      46,61   
      139,83   
      4
      35,30   
      141,20   
      5
      28,52   
      142,58   
      Bonus Card
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      137,76   
      137,76   
      2
      68,88   
      137,76   
      3
      46,38   
      139,14   
      4
      35,13   
      140,52   
      5
      28,38   
      141,89   
      İş Bankası
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      137,76   
      137,76   
      2
      68,88   
      137,76   
      3
      46,61   
      139,83   
      4
      35,30   
      141,20   
      5
      28,52   
      142,58   
      Yapı ve Kredi Bankası
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      137,76   
      137,76   
      2
      68,88   
      137,76   
      3
      46,61   
      139,83   
      4
      35,30   
      141,20   
      5
      28,52   
      142,58   
      Diğer Bankalar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      137,76   
      137,76   
      2
      -   
      -   
      3
      -   
      -   
      4
      -   
      -   
      5
      -   
      -   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat