Sepetim (0) Toplam: 0,00TL
%44
%44
Herman Melville - Eşsiz Çeviriler 4 Kitap Set | Sözcü Kitabevi

Eşsiz Çeviriler 4 Kitap Set

Liste Fiyatı : 38,00TL
İndirimli Fiyat : 21,00TL
Kazancınız : 17,00TL
Taksitli fiyat : 5 x 4,33TL
125 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!
1234567899634
4629526
Eşsiz Çeviriler 4 Kitap Set
Eşsiz Çeviriler 4 Kitap Set
Sia Kitap
21.00

1 - Katip Bartleby

On dokuzuncu yüzyıl ortalarında, New York’taki bir avukatlık bürosunda geçen hikâye, edebiyat tarihinin en sıra dışı karakterlerinden biri olan, kolay kolay unutulmayacak Bartleby ile tanıştırır okuru. İşleri yoğunlaşan tanınmış bir avukat, o günkü iş tanımıyla mahkemelerle çalışan bir mühürdar, bürosuna yeni bir eleman alır. Bartleby adındaki bu yeni kâtip ilk günlerde işini mükemmel görür. Ancak daha üçüncü gün avukatın verdiği görevi, “Yapmamayı tercih ederim” diyerek reddeder ve o günden sonra kendisine verilen işleri asla “Hayır” ya da “Yapmam” diyerek değil, pasif direnişle ve o kalıplaşmış cümlesini kullanarak geri çevirir. Kendini dünyadan soyutlayan, çalışmayan, nazik ama tavizsiz isyankârlığıyla direnen Bartleby’ye avukat hem öfkelenir hem acır. Sonunda bir çözüm bulup ondan kurtulduğunu sanır, ama ummadığı bir sonuçla karşılaşır. Bartleby, tüm geleneksel, sosyal, politik ve teolojik normları reddeden bir figür. Daha iyi bir dünya olabileceğini sezer, ona nasıl ulaşacağını bilmediği için özgür iradesini kullanarak böyle bir yol seçer. Melville’in Kâtip Bartleby’si aynı zamanda sanayileşmiş ve kapitalist toplumlarda, bireyin özgür iradesini ne ölçüde uygulayabileceğini de gösteren küçük bir ayna.

2 - Tembellik Hakkı

Çalışın, çalışın proleterler, toplumsal serveti ve kendi sefaletinizi büyütmek için çalışın, çalışın, daha da fakirleşeceğinizden, çalışmak için daha fazla nedeninizin olması ve sefilleşmek için çalışın. İşte kapitalist üretimin acımasız kuralı.

 

Kurtuluşun fazla çalışmada olduğunu iddia edenlerin aksine çalışmanın insan ahlakını bozduğunu ve pastoral cennetten çıkararak sefaletin prangasını kişinin kendi isteğiyle taktığını iddia ediyordu Karl Marx’ın damadı Paul Lafargue. İster dindar kesimden ister liberal kesimden isterse de işçi sınıfından gelsin, aşırı çalışmaya çağrı aynı zamanda aşırı üretime de bir çağrıydı ve aşırı üretim de aşırı tüketimi gerektiriyordu. Aklı başında olanlar Tembellik Hakkı talep etmeliydi: Az saatlik bir çalışma, kişiye kalan geniş zaman, daha az hırs ve dengeli bir paylaşım. 19. yüzyılda Lafargue tarafından dile getirilmiş Tembellik Hakkı, 21. yüzyılda daha da elzem bir mesele haline geldi: Aşırı çalışma, üretim ve tüketim sadece insanların ömürlerini fazlasıyla yıpranarak heba etmesine yol açmıyor, dünyayı da kaynakların tükenmesi ve küresel ısınma gibi felaket koşullarının eşiğine getiriyor. Daha iyi bir yaşam için Tembellik Hakkı’na kulak vermeli.

 

3 - Babaya Mektup

“Senin karşında özgüvenimi yitirmiştim, onun yerini sınırsız bir suçluluk duygusu almıştı... Başka insanlarla bir araya geldiğimde kendimi ansızın değiştiremiyordum, onların karşısında suçluluğumun bilincine daha çok varıyordum, çünkü daha önce de söylediğim gibi işyerinde onlara yaptığın ve benim de sorumluluğum bulunan haksızlıkları telafi etmeliydim.”

 

Kafka’nın babasına yazdığı, ama bilindiği kadarıyla gönderemediği bu mektup, kişiliğinin gelişimini babası Hermann Kafka’nın etkisinden soyutlamanın mümkün olmadığını gösterir. Mektubun satırlarında Kafka’nın kendisini babasıyla kıyaslayınca güçsüz, yetersiz, başarısız bulduğu açıkça okunur; hem bedensel hem ruhsal açıdan zayıf olduğuna inandığı, babasının eleştirilerini haksız bulduğu ama onun beklentilerini karşılayamamasının kendisini nasıl etkilediği belli. Kafka bu mektubu yazarken 36 yaşındaydı, ama sözlerine hâlâ kendine güveni olmayan, aşırı kudretli görünen bir babanın karşısında ona nasıl kafa tutacağını bilmeyen ürkek çocuk yansıyor.

Baba işinden ve baba evinden uzakta kalmayı yeğleyen, yaşamı boyunca annesinin ve kız kardeşi Ottla’nın sevgisine sığınan Kafka’nın mektubunun tamamı, hem bir öz savunma hem de asla sahip olmadığına inandığı baba sevgisini elde etmek için bir yakarış.

4 - Kara Kedi

Gizemli, doğaüstü ve tedirgin edici öyküleriyle edebiyatta silinmez bir iz bırakmış olan Edgar Allan Poe’dan, yaşamla ölüm arasında salınan üç tekinsiz öykü: Çılgınlığın eşiğine yaklaştıkça sevgi dolu her şeye tahammülsüzlüğü artan bir adamın hezeyanları “Kara Kedi”de; ölümün eşiğinde ruhu hipnotizmayla tutulmaya çalışılan bir adamın kaderi “Mösyö Valdemar Olayının Gerçekleri”nde; soylu bir ailenin son günleri, gotik edebiyatın şaheserlerinden “Usher’ların Çöküşü”nde okuru sarsacak.

 

“Poe, kötü adamlar ya da çılgın adamlar olabilen ana kahramanlar hakkında yazan ilk yazardı ve bunların bazıları benim en sevdiğim öykülerdir.”

                                                                                               Stephen King

 

“O ölüm hakkında yazmıştır. Aslında pek çok konuda yazmıştır ama ölüm ve ölümden dönüş ve ölüden kalan seslerle hatıralar Poe’nun eserlerini kaplamıştır.”

                                                                                               Neil Gaiman

  • Açıklama
    • 1 - Katip Bartleby

      On dokuzuncu yüzyıl ortalarında, New York’taki bir avukatlık bürosunda geçen hikâye, edebiyat tarihinin en sıra dışı karakterlerinden biri olan, kolay kolay unutulmayacak Bartleby ile tanıştırır okuru. İşleri yoğunlaşan tanınmış bir avukat, o günkü iş tanımıyla mahkemelerle çalışan bir mühürdar, bürosuna yeni bir eleman alır. Bartleby adındaki bu yeni kâtip ilk günlerde işini mükemmel görür. Ancak daha üçüncü gün avukatın verdiği görevi, “Yapmamayı tercih ederim” diyerek reddeder ve o günden sonra kendisine verilen işleri asla “Hayır” ya da “Yapmam” diyerek değil, pasif direnişle ve o kalıplaşmış cümlesini kullanarak geri çevirir. Kendini dünyadan soyutlayan, çalışmayan, nazik ama tavizsiz isyankârlığıyla direnen Bartleby’ye avukat hem öfkelenir hem acır. Sonunda bir çözüm bulup ondan kurtulduğunu sanır, ama ummadığı bir sonuçla karşılaşır. Bartleby, tüm geleneksel, sosyal, politik ve teolojik normları reddeden bir figür. Daha iyi bir dünya olabileceğini sezer, ona nasıl ulaşacağını bilmediği için özgür iradesini kullanarak böyle bir yol seçer. Melville’in Kâtip Bartleby’si aynı zamanda sanayileşmiş ve kapitalist toplumlarda, bireyin özgür iradesini ne ölçüde uygulayabileceğini de gösteren küçük bir ayna.

      2 - Tembellik Hakkı

      Çalışın, çalışın proleterler, toplumsal serveti ve kendi sefaletinizi büyütmek için çalışın, çalışın, daha da fakirleşeceğinizden, çalışmak için daha fazla nedeninizin olması ve sefilleşmek için çalışın. İşte kapitalist üretimin acımasız kuralı.

       

      Kurtuluşun fazla çalışmada olduğunu iddia edenlerin aksine çalışmanın insan ahlakını bozduğunu ve pastoral cennetten çıkararak sefaletin prangasını kişinin kendi isteğiyle taktığını iddia ediyordu Karl Marx’ın damadı Paul Lafargue. İster dindar kesimden ister liberal kesimden isterse de işçi sınıfından gelsin, aşırı çalışmaya çağrı aynı zamanda aşırı üretime de bir çağrıydı ve aşırı üretim de aşırı tüketimi gerektiriyordu. Aklı başında olanlar Tembellik Hakkı talep etmeliydi: Az saatlik bir çalışma, kişiye kalan geniş zaman, daha az hırs ve dengeli bir paylaşım. 19. yüzyılda Lafargue tarafından dile getirilmiş Tembellik Hakkı, 21. yüzyılda daha da elzem bir mesele haline geldi: Aşırı çalışma, üretim ve tüketim sadece insanların ömürlerini fazlasıyla yıpranarak heba etmesine yol açmıyor, dünyayı da kaynakların tükenmesi ve küresel ısınma gibi felaket koşullarının eşiğine getiriyor. Daha iyi bir yaşam için Tembellik Hakkı’na kulak vermeli.

       

      3 - Babaya Mektup

      “Senin karşında özgüvenimi yitirmiştim, onun yerini sınırsız bir suçluluk duygusu almıştı... Başka insanlarla bir araya geldiğimde kendimi ansızın değiştiremiyordum, onların karşısında suçluluğumun bilincine daha çok varıyordum, çünkü daha önce de söylediğim gibi işyerinde onlara yaptığın ve benim de sorumluluğum bulunan haksızlıkları telafi etmeliydim.”

       

      Kafka’nın babasına yazdığı, ama bilindiği kadarıyla gönderemediği bu mektup, kişiliğinin gelişimini babası Hermann Kafka’nın etkisinden soyutlamanın mümkün olmadığını gösterir. Mektubun satırlarında Kafka’nın kendisini babasıyla kıyaslayınca güçsüz, yetersiz, başarısız bulduğu açıkça okunur; hem bedensel hem ruhsal açıdan zayıf olduğuna inandığı, babasının eleştirilerini haksız bulduğu ama onun beklentilerini karşılayamamasının kendisini nasıl etkilediği belli. Kafka bu mektubu yazarken 36 yaşındaydı, ama sözlerine hâlâ kendine güveni olmayan, aşırı kudretli görünen bir babanın karşısında ona nasıl kafa tutacağını bilmeyen ürkek çocuk yansıyor.

      Baba işinden ve baba evinden uzakta kalmayı yeğleyen, yaşamı boyunca annesinin ve kız kardeşi Ottla’nın sevgisine sığınan Kafka’nın mektubunun tamamı, hem bir öz savunma hem de asla sahip olmadığına inandığı baba sevgisini elde etmek için bir yakarış.

      4 - Kara Kedi

      Gizemli, doğaüstü ve tedirgin edici öyküleriyle edebiyatta silinmez bir iz bırakmış olan Edgar Allan Poe’dan, yaşamla ölüm arasında salınan üç tekinsiz öykü: Çılgınlığın eşiğine yaklaştıkça sevgi dolu her şeye tahammülsüzlüğü artan bir adamın hezeyanları “Kara Kedi”de; ölümün eşiğinde ruhu hipnotizmayla tutulmaya çalışılan bir adamın kaderi “Mösyö Valdemar Olayının Gerçekleri”nde; soylu bir ailenin son günleri, gotik edebiyatın şaheserlerinden “Usher’ların Çöküşü”nde okuru sarsacak.

       

      “Poe, kötü adamlar ya da çılgın adamlar olabilen ana kahramanlar hakkında yazan ilk yazardı ve bunların bazıları benim en sevdiğim öykülerdir.”

                                                                                                     Stephen King

       

      “O ölüm hakkında yazmıştır. Aslında pek çok konuda yazmıştır ama ölüm ve ölümden dönüş ve ölüden kalan seslerle hatıralar Poe’nun eserlerini kaplamıştır.”

                                                                                                     Neil Gaiman

      Stok Kodu
      :
      1234567899634
      Boyut
      :
      13,5 x 19,5 cm
      Sayfa Sayısı
      :
      288
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Kapak Türü
      :
      Ciltsiz
      Kağıt Türü
      :
      65 gram, Holmen
      Dili
      :
      Türkçe
  • Taksit Seçenekleri
    • Akbank
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      21,00   
      21,00   
      2
      10,50   
      21,00   
      3
      7,11   
      21,32   
      4
      5,38   
      21,53   
      5
      4,35   
      21,74   
      Bonus Card
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      21,00   
      21,00   
      2
      10,50   
      21,00   
      3
      7,07   
      21,21   
      4
      5,36   
      21,42   
      5
      4,33   
      21,63   
      İş Bankası
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      21,00   
      21,00   
      2
      10,50   
      21,00   
      3
      7,11   
      21,32   
      4
      5,38   
      21,53   
      5
      4,35   
      21,74   
      Yapı ve Kredi Bankası
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      21,00   
      21,00   
      2
      10,50   
      21,00   
      3
      7,11   
      21,32   
      4
      5,38   
      21,53   
      5
      4,35   
      21,74   
      Diğer Bankalar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      21,00   
      21,00   
      2
      -   
      -   
      3
      -   
      -   
      4
      -   
      -   
      5
      -   
      -   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat