Sepetim (0) Toplam: 0,00TL
%45
%45
Friedrich Engels - Dünya Klasikleri 6 Kitap Set 2 | Sözcü Kitabevi

Dünya Klasikleri 6 Kitap Set 2

Liste Fiyatı : 61,00TL
İndirimli Fiyat : 33,55TL
Kazancınız : 27,45TL
Taksitli fiyat : 5 x 6,91TL
125 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!
1234567899660
4635629
Dünya Klasikleri 6 Kitap Set 2
Dünya Klasikleri 6 Kitap Set 2
Kırmızı Kedi Yayınevi
33.55

1-Cola di Rienzi

Engels'in tahminen 1840-41 yıllarında, 20 yaşındayken, operada oynanması için yazdığı Cola di Rienzi adlı bir librettosu olduğunu ancak 1974'te metin gün yüzüne çıkınca öğrenebildik. Hiç yayımlanmamış, bırakın yayımlanmayı, varlığı bile uzun süre fark edilememiş bu metinde Engels'in edebiyatçı yönünün yanı sıra, Cola di Rienzi ya da Rienzo'nun, 1347'de Roma'da halkın desteğini arkasına alarak soylulara karşı bir devrim gerçekleştiren ve çok geçmeden alaşağı edilerek suikaste kurban giden, kimilerine göre Rönesans'ın kurucusu sayılabilecek, kimilerine göre ise Garibaldi'nin selefi hatta ve hatta “protofaşist” ilan edilebilecek tarihsel bir şahsiyetin, Petrarca'nın da yakın dostu olan güçlü bir hatibin o dönem nasıl yankı bulduğunu ve bulmaya da devam edeceğini sezinleriz. Richard Wagner'in Engels ile aşağı yukarı aynı yıllarda yazıp sahnelediği Rienzi operasının Hitler'in çocukluk hatıralarında özel bir yeri olduğunu ve belleğinde iz bırakan bu kahramana kendi mitini inşa ederken ayrı bir önem atfedeceğini hatırlatalım yeter.

2-Mesaj

Fernando Pessoa, gerçek değeri ve önemi kendi ülkesinde bile ancak ölümünden bir süre sonra anlaşılan, Portekiz edebiyatının en büyük imzalarından. Ölümünden sonra ardında binlerce sayfa bırakmış olsa da hayattayken yayımlanan “tek kitabı” Mesaj, bütün bir kitap olarak, ilk defa Türkçede.

Şairin, kendine özgü sembollerle, Portekiz'in görkemli geçmişini, çöküşünü ve yeniden doğuşunu işlediği, ulusal kahramanlarını yücelttiği, üç bölüm ve 44 şiirden oluşan eseri, Portekizce aslından Bengi De Sa Matos Paixao'nun çevirisiyle.

“Ve büyük ve makul okyanusa

Bu kalkanlar, gördüğünüz, öğretir

Sınırlı denizin Yunan ya da Romalı olabileceğini:

Sınırsız deniz ise Portekizlidir.”

3-Bir Yaz Gecesi Hülyası

Atina Dükü Tezeus ile Amazon Kraliçesi Hipolita'nın iple çektikleri düğünlerine sayılı günler kala dükün huzuruna çıkan bir baba, sözünü dinlemeyerek kadim yasayı çiğneyen kızı Hermia'yı şikâyet eder: Ona uygun gördüğü adamla evlenmeye razı değildir kızı. Bir başkasına âşıktır, ancak bu karşılıklı aşkla iç içe geçen iki karşılıksız aşk daha vardır. Bu sırada, zanaatkâr takımından bir esnaf kumpanyası, düğün için erkânın seyrine şayan bir oyuna hazırlanırken, ormanda Periler Kralı ile Kraliçesi arasında patlak veren kavga ve hedefi şaşıran bir büyü, tozu dumana katar. Shakespeare'in tüm dünyada en çok sahnelenen komedi oyunu, yalnızca okunur değil, aynı zamanda sahnede söylenebilir olmasını da gözeten yeni ve keyifli bir yorumla tekrar Türkçede.
“Âşıklarla delilerin hiç durmaz kaynar zihinleri,
İnsanı saran fantezileri seni öyle bir yakalar ki
Soğukkanlı akıl kavrayamaz o işleri.
Biri deli, öteki âşık, sonuncusu şair,
Üçü aynı kefede, hülyalara esir.”

4-Zaragoza'da Bulunmuş El Yazması

Hayat hikâyesi romanlarla yarışabilecek, para basma makinesinin mucidi, Jan Potocki'nin 1815'teki intiharından önce tamamladığı tek romanı Zaragoza'da Bulunmuş Elyazması. Önce unutulmaya terk edilen, ancak yıllar sonra (1958'de) yeniden keşfedilen roman, o gün bugündür fantastik edebiyatın en önemli yapıtları arasında yer alıyor.

Onurlu, soylu, sözüne sadık Alphonse von Worden'in yaşamından on dört günün anlatıldığı romanda; deyim yerindeyse kahramanını ölümcül bir labirentin içinde dolaştırıp duruyor Potocki. Bunu yaparken, Kabalist öğretilerden Doğu metinlerine, şövalye anlatılarından ‘binbir gece masalları'na pek çok unsuru harmanlayarak erken modern bir romana imza atıyor.

“Saatler böyle derin bir sessizlik içinde geçerken, bir çanın beklenmedik sesi beni şaşkınlıktan ürpertti. Çan on iki kere çaldı. Bilindiği gibi hortlaklar etkilerini, yalnızca gece yarısından, horozun ilk ötüşüne kadar olan zaman içinde sürdürürler. Şaşırdığımı söyledim, bunda da haklıydım, çünkü çan önceki saatleri çalmamıştı.”

5-Şeytani

Rus edebiyatının en özgün ve sıra dışı ustalarından biri Mihail Bulgakov. Eserlerinde fantezi ve gerçeküstücülüğü, gerçekçilik ile bu kadar ustaca bir araya getirebilen başka bir yazar saymak oldukça zordur. Birbirini takip eden 11 öyküden oluşan Şeytani bunun en güzel örneklerinden. Kibrit Malzemeleri Genel Tedarik Merkezi'nde (KİMAGETEM) çalışan Korotkov'un serüveninde Bulgakov, bir yandan bürokratik hantallığı üzerinden Sovyet rejimini eleştirirken diğer yandan her kelimesinde kalemin kılıçtan daha keskin olduğunu ispatlıyor.

“Herkesin iş değiştirip durduğu zamanlarda, Yoldaş Korotkov, kadrolu kâtip olarak Kibrit Malzemeleri Genel Tedarik Merkezi'nde (KİMAGETEM) hiç ara vermeden çalıştı ve burada tam 11 ay hizmet verdi. Böylelikle, KİMAGETEM'e kapağı atmış olan bu sessiz, kibar, sarışın Korotkov, kaderin oyunu dedikleri şeyin yeryüzünde var olduğu fikrini aklından tamamen çıkarmış, kendisinin –Korotkov'un– bu dünyadaki vadesinin sonuna kadar, durduğu yerde, bu merkezde çalışacağının kesinliğine hiç tereddütsüz inanmıştı. Ama gel gör ki olaylar hiç de böyle gelişmedi.”

6-Üç Ölüm

Üç yıl içinde yazılmış üç farklı öykü. Tolstoy külliyatı içinde küçük ancak büyük yapıtlarını vereceği, çok uzak olmayan gelecekteki yaklaşımı açısından ince kırılmalara işaret eden son derece önemli üç işaret fişeği. 1857'de basılan ilk öykü, İngiliz turistlerin akın ettiği İsviçre'nin güzide şehri Luzern'de bir sokak şarkıcısının maruz kaldığı horgörü üzerinden, uygarlık denen kibirli topluma yöneltilmiş Rousseau'vâri bir eleştiri.

• “Albert'in anlayışa değil doktora ihtiyacı var.” Toplumun alkol bağımlısı yetenekli bir müzik dehası karşısındaki duyarsızlığına değinen öyküyü okuduktan sonra, birçoklarının düşündüğünü açıkça dile getiren yayıncısı şair Nikolay Nekrasov'un bu sözü, Tolstoy'da gönül kırıklığından çok daha derin bir kopuşa yol açacaktır.

• Son öykü

“Üç Ölüm” üç farklı ölüm deneyimini yan yana koyarak zihinlerde yeni bir krize ışık yakar.

“Kim tespit edebilir benim için neyin özgürlük, neyin despotluk, neyin uygarlık, neyin barbarlık olduğunu? Ve birinin diğeriyle sınırı nerededir bunların? Ve kimin ruhunda, bu ele avuca sığmaz karmaşıklıktaki olguları ölçmek için şaşmaz bir terazi vardır?”

  • Açıklama
    • 1-Cola di Rienzi

      Engels'in tahminen 1840-41 yıllarında, 20 yaşındayken, operada oynanması için yazdığı Cola di Rienzi adlı bir librettosu olduğunu ancak 1974'te metin gün yüzüne çıkınca öğrenebildik. Hiç yayımlanmamış, bırakın yayımlanmayı, varlığı bile uzun süre fark edilememiş bu metinde Engels'in edebiyatçı yönünün yanı sıra, Cola di Rienzi ya da Rienzo'nun, 1347'de Roma'da halkın desteğini arkasına alarak soylulara karşı bir devrim gerçekleştiren ve çok geçmeden alaşağı edilerek suikaste kurban giden, kimilerine göre Rönesans'ın kurucusu sayılabilecek, kimilerine göre ise Garibaldi'nin selefi hatta ve hatta “protofaşist” ilan edilebilecek tarihsel bir şahsiyetin, Petrarca'nın da yakın dostu olan güçlü bir hatibin o dönem nasıl yankı bulduğunu ve bulmaya da devam edeceğini sezinleriz. Richard Wagner'in Engels ile aşağı yukarı aynı yıllarda yazıp sahnelediği Rienzi operasının Hitler'in çocukluk hatıralarında özel bir yeri olduğunu ve belleğinde iz bırakan bu kahramana kendi mitini inşa ederken ayrı bir önem atfedeceğini hatırlatalım yeter.

      2-Mesaj

      Fernando Pessoa, gerçek değeri ve önemi kendi ülkesinde bile ancak ölümünden bir süre sonra anlaşılan, Portekiz edebiyatının en büyük imzalarından. Ölümünden sonra ardında binlerce sayfa bırakmış olsa da hayattayken yayımlanan “tek kitabı” Mesaj, bütün bir kitap olarak, ilk defa Türkçede.

      Şairin, kendine özgü sembollerle, Portekiz'in görkemli geçmişini, çöküşünü ve yeniden doğuşunu işlediği, ulusal kahramanlarını yücelttiği, üç bölüm ve 44 şiirden oluşan eseri, Portekizce aslından Bengi De Sa Matos Paixao'nun çevirisiyle.

      “Ve büyük ve makul okyanusa

      Bu kalkanlar, gördüğünüz, öğretir

      Sınırlı denizin Yunan ya da Romalı olabileceğini:

      Sınırsız deniz ise Portekizlidir.”

      3-Bir Yaz Gecesi Hülyası

      Atina Dükü Tezeus ile Amazon Kraliçesi Hipolita'nın iple çektikleri düğünlerine sayılı günler kala dükün huzuruna çıkan bir baba, sözünü dinlemeyerek kadim yasayı çiğneyen kızı Hermia'yı şikâyet eder: Ona uygun gördüğü adamla evlenmeye razı değildir kızı. Bir başkasına âşıktır, ancak bu karşılıklı aşkla iç içe geçen iki karşılıksız aşk daha vardır. Bu sırada, zanaatkâr takımından bir esnaf kumpanyası, düğün için erkânın seyrine şayan bir oyuna hazırlanırken, ormanda Periler Kralı ile Kraliçesi arasında patlak veren kavga ve hedefi şaşıran bir büyü, tozu dumana katar. Shakespeare'in tüm dünyada en çok sahnelenen komedi oyunu, yalnızca okunur değil, aynı zamanda sahnede söylenebilir olmasını da gözeten yeni ve keyifli bir yorumla tekrar Türkçede.
      “Âşıklarla delilerin hiç durmaz kaynar zihinleri,
      İnsanı saran fantezileri seni öyle bir yakalar ki
      Soğukkanlı akıl kavrayamaz o işleri.
      Biri deli, öteki âşık, sonuncusu şair,
      Üçü aynı kefede, hülyalara esir.”

      4-Zaragoza'da Bulunmuş El Yazması

      Hayat hikâyesi romanlarla yarışabilecek, para basma makinesinin mucidi, Jan Potocki'nin 1815'teki intiharından önce tamamladığı tek romanı Zaragoza'da Bulunmuş Elyazması. Önce unutulmaya terk edilen, ancak yıllar sonra (1958'de) yeniden keşfedilen roman, o gün bugündür fantastik edebiyatın en önemli yapıtları arasında yer alıyor.

      Onurlu, soylu, sözüne sadık Alphonse von Worden'in yaşamından on dört günün anlatıldığı romanda; deyim yerindeyse kahramanını ölümcül bir labirentin içinde dolaştırıp duruyor Potocki. Bunu yaparken, Kabalist öğretilerden Doğu metinlerine, şövalye anlatılarından ‘binbir gece masalları'na pek çok unsuru harmanlayarak erken modern bir romana imza atıyor.

      “Saatler böyle derin bir sessizlik içinde geçerken, bir çanın beklenmedik sesi beni şaşkınlıktan ürpertti. Çan on iki kere çaldı. Bilindiği gibi hortlaklar etkilerini, yalnızca gece yarısından, horozun ilk ötüşüne kadar olan zaman içinde sürdürürler. Şaşırdığımı söyledim, bunda da haklıydım, çünkü çan önceki saatleri çalmamıştı.”

      5-Şeytani

      Rus edebiyatının en özgün ve sıra dışı ustalarından biri Mihail Bulgakov. Eserlerinde fantezi ve gerçeküstücülüğü, gerçekçilik ile bu kadar ustaca bir araya getirebilen başka bir yazar saymak oldukça zordur. Birbirini takip eden 11 öyküden oluşan Şeytani bunun en güzel örneklerinden. Kibrit Malzemeleri Genel Tedarik Merkezi'nde (KİMAGETEM) çalışan Korotkov'un serüveninde Bulgakov, bir yandan bürokratik hantallığı üzerinden Sovyet rejimini eleştirirken diğer yandan her kelimesinde kalemin kılıçtan daha keskin olduğunu ispatlıyor.

      “Herkesin iş değiştirip durduğu zamanlarda, Yoldaş Korotkov, kadrolu kâtip olarak Kibrit Malzemeleri Genel Tedarik Merkezi'nde (KİMAGETEM) hiç ara vermeden çalıştı ve burada tam 11 ay hizmet verdi. Böylelikle, KİMAGETEM'e kapağı atmış olan bu sessiz, kibar, sarışın Korotkov, kaderin oyunu dedikleri şeyin yeryüzünde var olduğu fikrini aklından tamamen çıkarmış, kendisinin –Korotkov'un– bu dünyadaki vadesinin sonuna kadar, durduğu yerde, bu merkezde çalışacağının kesinliğine hiç tereddütsüz inanmıştı. Ama gel gör ki olaylar hiç de böyle gelişmedi.”

      6-Üç Ölüm

      Üç yıl içinde yazılmış üç farklı öykü. Tolstoy külliyatı içinde küçük ancak büyük yapıtlarını vereceği, çok uzak olmayan gelecekteki yaklaşımı açısından ince kırılmalara işaret eden son derece önemli üç işaret fişeği. 1857'de basılan ilk öykü, İngiliz turistlerin akın ettiği İsviçre'nin güzide şehri Luzern'de bir sokak şarkıcısının maruz kaldığı horgörü üzerinden, uygarlık denen kibirli topluma yöneltilmiş Rousseau'vâri bir eleştiri.

      • “Albert'in anlayışa değil doktora ihtiyacı var.” Toplumun alkol bağımlısı yetenekli bir müzik dehası karşısındaki duyarsızlığına değinen öyküyü okuduktan sonra, birçoklarının düşündüğünü açıkça dile getiren yayıncısı şair Nikolay Nekrasov'un bu sözü, Tolstoy'da gönül kırıklığından çok daha derin bir kopuşa yol açacaktır.

      • Son öykü

      “Üç Ölüm” üç farklı ölüm deneyimini yan yana koyarak zihinlerde yeni bir krize ışık yakar.

      “Kim tespit edebilir benim için neyin özgürlük, neyin despotluk, neyin uygarlık, neyin barbarlık olduğunu? Ve birinin diğeriyle sınırı nerededir bunların? Ve kimin ruhunda, bu ele avuca sığmaz karmaşıklıktaki olguları ölçmek için şaşmaz bir terazi vardır?”

      Stok Kodu
      :
      1234567899660
      Boyut
      :
      12.50x21.00
      Sayfa Sayısı
      :
      672
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Kapak Türü
      :
      Ciltsiz
      Kağıt Türü
      :
      2. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Taksit Seçenekleri
    • Akbank
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      33,55   
      33,55   
      2
      16,78   
      33,55   
      3
      11,35   
      34,05   
      4
      8,60   
      34,39   
      5
      6,94   
      34,72   
      Bonus Card
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      33,55   
      33,55   
      2
      16,78   
      33,55   
      3
      11,30   
      33,89   
      4
      8,56   
      34,22   
      5
      6,91   
      34,56   
      İş Bankası
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      33,55   
      33,55   
      2
      16,78   
      33,55   
      3
      11,35   
      34,05   
      4
      8,60   
      34,39   
      5
      6,94   
      34,72   
      Yapı ve Kredi Bankası
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      33,55   
      33,55   
      2
      16,78   
      33,55   
      3
      11,35   
      34,05   
      4
      8,60   
      34,39   
      5
      6,94   
      34,72   
      Diğer Bankalar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      33,55   
      33,55   
      2
      -   
      -   
      3
      -   
      -   
      4
      -   
      -   
      5
      -   
      -   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat