%37
Cengiz Aytmatov - Cengiz Aytmatov 10'lu Kitap Seti | Sözcü Kitabevi

Cengiz Aytmatov 10'lu Kitap SetiCengiz Aytmatov 10'lu Kitap Seti


Liste Fiyatı : 96,00 TL
İndirimli Fiyat : 59,90 TL
%37 indirimli

Adet 

50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!



1 - Selvi Boylum Al Yazmalım

Toplumsal ve siyasi geçiş süreçlerinde Kırgız halkının yaşadığı sancıları çeşitli hayat hikâyeleri üzerinden yansıtan Aytmatov, elinizdeki romanda, hızla gelişen teknolojinin bu halkın yaşayışı üzerindeki olumsuz etkilerine odaklanıyor.

Okur, birbirini seven, talihsiz bir olay sonucu yolları ayrılan ve en sonunda garip bir tesadüfle tekrar karşılaşan iki insanın parçalanmış hayatlarına tanık olurken dönemin geniş toplumsal manzarasına da çok çeşitli açılardan bakma imkânı yakalıyor.

“Ya insanın yaratılışından bu, ya da ben böyleyim; hep bir şeylerin eksikliğini duyuyordum.

Anarhay'da geçirdiğim son bir buçuk yılda oğlumun ve karımın özlemine dayanamaz olmuştum.

Geceleri gözüme uyku girmiyordu. Samet'in gülümseyişi, tombul bacakları üstünde düşecekmiş gibi duruşu gitmiyordu gözlerimin önünden.

Hele o körpe bebek kokusu sanki içime sinmişti.”

2 - Beyaz Gemi

İyi yürekli dedesinin himayesine terk edilmiş küçük oğlan balık olmayı, böylece Isık-Göl'de yavaşça seyreden beyaz gemiye ulaşmayı düşler. Gemide hiç görmediği babası vardır; çocuğun yanıbaşındaysa engin ve korkutucu bir orman... Dedesi hamarat Momun küçük torununa kimsesiz çocukların ve ormanın koruyucusu Boynuzlu Geyik Ana'nın masalını anlatır durmadan. Boynuzlu Geyik Ana ormanın içinden elbette çıkıp gelecektir; gelişiyle insan gaddarlığının bütün gerçekliğini gözler önüne sererek…

“Dedemin daha bir nice masalı vardır! Kimi üzücüdür, kimisi acıklı, insan dinledikçe gözleri yaşarır. Ama ben bunlardan en çok Boynuzlu Geyik Ana masalını severim. […] Bu masalı sen de biliyor musun, baba? Dedem masalda anlatılanların hepsinin doğru olduğunu söylüyor. Bir zamanlar olmuş bu şeyler. Biz hepimiz Boynuzlu Geyik Ana'nın çocuklarıymışız.”

3 - Cemile

“Dünyanın en güzel aşk hikayesi.”

- Louis Aragon

Neşeli, şakacı, sürekli türküler söyleyen çok güzel bir kadındır Cemile. Savaştaki kocasının erkek kardeşi, yani Cemile'nin “kiçine bala”sı ile su sızmaz arasından. Bir gün ikisi, köyde bir başına yaşayıp giden yaralı asker Danyar'la birlikte, çuvallarla buğday taşıma işine koyulurlar. Bir akşam dönüş yolunda Danyar türkü söylemeye başlayınca bu sessiz, kimsesiz, tuhaf adamın ruhunun derinliklerinde sakladığı yaşam sevinci duyurur kendini. Bu, güz vakti filizlenen bir aşkın da ilk tohumudur…

“Tanrım, o ne güzellikti öyle! Ruhunun bütün zenginlikleri, aşkının coşkunluğu bu çehreden olduğu gibi okunabilirdi. Gene de seyrettiğim bu çehreden fazla bir şey anlamazdım. Şimdi bile şu soruyu kendime sık sık sorarım: Aşk denen şey ressamın, ozanın esinlenmesi gibi bir esinlenme midir acaba?”

4 - Cengiz Han'a Küsen Bulut

Cengiz Han'a Küsen Bulut, Aytmatov'un olgunluk döneminin en güzel yapıtlarından biri, hatta Cengiz Han'a Küsen Bulut, Aytmatov'un olgunluk döneminin en güzel yapıtlarından biri, hatta en güzelidir. Totalitarizmin ve mutlak güç talebinin nihai sonucunu ve yarattığı emsalsiz tahribatı anlatmaktan öte, her sonun bir başlangıç olduğunu, umudun direnmek demek olduğunu da son derece edebi ve estetik bir biçimde ifade eder. Güç yozlaştırır, mutlak güç mutlak yozlaştırır! Mutlaka okuyun... “Ve davullar gümbürdüyordu. Onların sabahları böyle gümbürdemesi askerlerin kalkması için bir sinyalden çok daha fazlasıydı. İşte bu gürleyen davullar vasıtasıyla Cengiz Han o büyük sefere katılan her bir askerini tek tek uyarıyor, teşvik ediyordu. Talepkar ve yenilmez bir iradeye sahip Hükümdar, çalınan bu davullar vasıtasıyla kapalı kapıları aşıyor, uyananların zihnine giriyor ve böylece kendinden kaynaklananlar hariç diğer tüm olası düşüncelerin önüne geçmiş, insanlara kendi iradesini dayatmış oluyordu.”

5 - Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek

Engin deniz gebedir kendisi gibi düşüncelere; ucu bucağı olmayan, nerede bitip nerede başladığı bilinmeksizin birbirine karışarak çoğalan düşüncelerdir bunlar. Ölümse kimi zaman öğrenmenin bir yoludur. İkisi de deneyimli birer avcı olan Emrayin ile Mılgun kürekleri çekedursunlar, ilk kez ava çıkan küçük Kirisk ve ahir ömründe düş kurmaktan vazgeçmemiş olan Orhan Dede'nin hayalleri, korkuları, umutları bir olur sanki. Ve küçük Kirisk ilk avından eli boş dönse de, yeryüzüyle bağı kopmuş olan sandalda bekleyen üç kahramanın ölümü, sonsuz beyazlığın ortasında yapayalnız kalan Kirisk'in yol göstericisi olacaktır.

“Ne kürekleri çekip çevirecek gücü vardı ne de kayığı götüreceği bir yer. Babasının, Mılgun Amcasının sudan çıkarıp düzgünce yerleştirdikleri küreklere üzgün üzgün baktı. Sisler arasında kendi kendine sürüklenen sandal bilinmeyen bir yöne doğru yol almaktaydı. Çevresini aynı sessizlik, insanın tüylerini ürperten, iliklerini kurutan aynı korku sarmıştı.”

6 - Elveda Gülsarı

Elveda Gülsarı, Cengiz Aytmatov'un opus magnumlarından biridir. Gülsarı adlı ünlü bir cins atın ve sahibi Tanabay'ın çalkantılı hayat hikayeleri romanın ana temasını oluşturur. Bolşevik Devrimi'nin coşkusu, değişim fikrinin büyüsü ve insan-doğa ilişkileri son derece ustalıkla ve nesnel bir biçimde dile gelir romanda. Hemen ardından sökün eden yozlaşma, bürokratikleşme ve çöküşse hüzünlüdür. Teoriyle pratiğin çeliştiği noktada bir muhasebedir başlar… yaşamla ölümün sınırında bir özeleştiri!

Bir atın yaşam döngüsüyle insanın ve toplumun yaşam döngüsünü, “evcilleşme”yle “modernleşme”nin trajik sonuçlarını mükemmel bir biçimde anlatan dev bir ağıttır Elveda Gülsarı. Yitirilen özgürlüğe, eşitliğe ve komünal topluluğun kardeşliğine yakılan bir ağıt…

7 - İlk Öğretmenim

Yaşamlarını göçebelikle ve basit tarım ve hayvancılıkla sürdüren komünal topluluklar halinde örgütlenmiş Kırgız toplumu, aniden sökün eden Bolşevik Devrimi'nin ardından yepyeni bir dünya hayal etmeye koyulur.

Başlangıçta bu hayaller sınırlı sayıda bireyin ve hatta bazı durumlarda tek bir bireyin hayalleridir. Ve dirençle karşılaşır. Ama paylaşıldıkça ve desteklendikçe tüm toplumu değiştirir ve dönüştürür.

Tıpkı İlk Öğretmenim'de olduğu gibi…

Düyşen, devrim ideallerine inanmış bir Kırgız gencidir.

Savaş sırasında edindiği sınırlı eğitim onu kökten değiştirmiştir.

Yaşadığı köyde asırlardır devam eden ataerkil geleneklere başkaldırır ve çocukların eğitim görebilmeleri için bir okul inşa etmeye koyulur.

Şüphesiz ilk öğretmeni de o olacaktır bu derme çatma okulun. Hem köyün, hem kendisinin, hem de tüm gelecek kuşakların kaderini değiştirecek olan bu girişim çok acılı ve hüzünlü bir hikayenin de başlangıcıdır, bir destanın başlangıcı olduğu kadar!

8 - Sultan Murat

Büyümek ne demektir? Ergenlikten, çocukluktan nasıl çıkar, nasıl yetişkin olur insan? Sorumluluk sahibi biri olduğunda mı, yoksa kendisini çevreleyen dünyaya, koşullara başkaldırdığında mı? Aytmatov, Sultanmurat'ta işte bu evrensel sorunun peşinde koşuyor. On beş yaşında bir çocuğun, ve dört arkadaşının, okul sıralarından kalkıp doğayla ve insanlarla çetin bir mücadeleye giriştiği çarpıcı bir hikâye Sultanmurat! Savaşın, sert ve acımasız doğal ve toplumsal koşulların gölgesinde kıyasıya bir mücadelenin hikâyesi… İyi okumalar! “Bitirmek zorundayız bu işi. Yumuşak, sert demeyip her yere sürüyorum sizi, fakat başka türlü ekin yetişmez.

İhtiyar Çekiş ‘Değişmeyen bir yasadır, her ekmeğin mayasında biraz ter vardır,' diyor. Ama ekmeği yiyenlerin tümü bilmezmiş bunu, ya da akıllarına gelmezmiş. Ekmek çok önemlidir bizim için, onsuz edemeyiz. Buraya, Aksay'a o amaçla geldik...”

9 - Toprak Ana

İnsan hep bir başka insana dökmez içini; kimi zaman bir ağaç, bir dere, belki de uzayıp giden bir yoldur bizi dinleyen. Köyün genç erkekleri savaşın patlak vermesiyle cepheye gidince, tüm ahalinin sorumluluğunu üstlenen Tolgonay da işte böyle yapar; toprağa, Toprak Ana'ya anlatır derdini. O anlatırken biz de savaşın yol açtığı altüst oluşlar karşısında köy halkının mücadelesine, bu sırada verilen kayıplara, yarım kalan hayallere tanık oluruz. Elinizdeki eser, devrimler ve savaşların ortasında altüst olan ‘sıradan' insanın yaşamına dairdir.

“Toprak Ana, Savankul gibi, Kasım gibi insanlar ölüyorlar da neden dağlar devrilmiyor, göller taşmıyor? Babasıyla oğul toprağı işleyen, çalışkan iki insandı. […] Onlar da kendi didinmelerinin karşılığını başkalarından kat kat görecekleri için yaşamda pek çok mutluluk tadacaklardı. Söyle bana, Toprak Ana, doğrusunu söyle: Savaşmadan yaşayamaz mı insanoğlu?”

10 - Yüzyüze - Oğulla Görüşme - Deve Gözü - Askerin Oğlu

Cengiz Aytmatov'un en önemli hikâyelerinden dördünü bir araya getiren bu kitapta, Yüz Yüze, Askerin Oğlu, Deve Gözü ve Oğulla Görüşme isimli hikâyeler yer almaktadır.

Yüz Yüze, yeni evlenen bir çiftin trajik hikâyesidir. Evliliğinin baharındayken savaş patlak verince askere gitmek zorunda kalan Cumabay ölüm korkusuna yenik düşer ve askerden kaçar. Geceleri gizlenerek evinde, gündüzleriyse mağaralarda yaşamaktadır. Zorlu koşullar onu gitgide daha fazla etkilemeye ve değiştirmeye başlar. Kötülük sabit bir töz değildir, koşullar insanı etkiler ve değiştirir. İyilik, kötülük ve değişim üzerine harika bir hikâyedir Yüz Yüze.

Askerin Oğlu'ysa babası savaşta ölen bir yetimin hikâyesidir. İnsanın gerçekte yetim olmadığını, olamayacağını çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer. İnsanı toplum yetim yapar!

Deve Gözü'nün temasıysa, insanın doğayla ve olumsuz koşullarla mücadelesidir. Zor, karşısında yenik düşerseniz zordur. Oysa hep daha ötesini hayal edenler kazanırlar nihayetinde!

Oğulla Görüşme'de kahramanımız yaşlanmıştır. Yıllar önce vuku bulan ama yüzleşilemediği için kapanmayan bir yara bir gün aniden açılır. Savaşta ölen oğlu aklına gelir adamın ve aslında onun ölmediğini anlar… Baba ölmedikçe oğul, oğul ölmedikçe de baba yaşamaya devam eder!

İyi Okumalar!

 

Stok Kodu
1234567899114
Sayfa Sayısı
1464
Basım Yeri
İstanbul
Basım Tarihi
2017-10
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe
Akbank
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
59,90   
59,90   
2
29,95   
59,90   
3
20,27   
60,80   
4
15,35   
61,40   
5
12,40   
62,00   
Bonus Card
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
59,90   
59,90   
2
29,95   
59,90   
3
20,17   
60,50   
4
15,27   
61,10   
5
12,34   
61,70   
İş Bankası
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
59,90   
59,90   
2
29,95   
59,90   
3
20,27   
60,80   
4
15,35   
61,40   
5
12,40   
62,00   
Yapı ve Kredi Bankası
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
59,90   
59,90   
2
29,95   
59,90   
3
20,27   
60,80   
4
15,35   
61,40   
5
12,40   
62,00   
Diğer Bankalar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
59,90   
59,90   
2
   
   
3
   
   
4
   
   
5
   
   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat