%53
Ali Narçın - Dünya Uygarlıkları Seti - 10 Kitap | Sözcü Kitabevi

Dünya Uygarlıkları Seti - 10 Kitap


Liste Fiyatı : 129,00 TL
İndirimli Fiyat : 59,90 TL
%53 indirimli

Adet 

Stokta var



Dünya Uygarlıkları Seti - 10 Kitap (Sözcü Kitabevine Özel İndirimi ile Aynı Gün içerisinde Kargo Teslimatı sağlanır)

 

1. Asur Kent Krallığı

Tarihsel belgeler eski uygarlıklarda yaşamın hareketliliğini sağlayan insanların savaşlar ve açlıklar yüzünden son derece sıkıntılı günler geçirmiş olabileceklerini belirtiyorlar. İnsanların kendi aralarındaki çekişmeler, doğa olaylarının getirdiği sıkıntılar oldukça yorucu olarak belirtiliyor. Bu yorucu ve zor koşullar altında bile insanlar tanrısal inançlarını da ihmal etmemişlerdi. Savaşları kazanan krallar güçlerini ınandıkları tanrıların gücünden elde ettiklerini ileri sürerlerdi. Yazdırdıkları dikilitaşlarda bu ifadeleri kullanırlardı. Asur kentinin kurulma nedeni de tanrısal gücün ortaya koyduğu bir yapılanma şeklinde düşünülmektedir. Walter Andrea'nın kazılarıyla Asur kent krallığının merkezi yerleşkesini oluşturacak bazı yapı temellerini ortaya çıkar. Ortaya çıkarılan belgeler arasındaki yazıtlara örnek olarak Akkad kralları olan Rimuş(Kesin olmamakla M.Ö.2278-2270) ve Maniştu-şu(Kesin olmamakla M.Ö.2269-2255) dönemlerindeki krallıkları sırasında yapılmış olan yazıtlar gösterilmektedir. Bunlardan başka Akkad kralı Azuzu'nun yazıtlarıyla kentin kuzey bölgeleri olan Tell Brak ve Tell Mozan'daki yazıtlar örnek olarak gösterilmektedir.

2. Aztek

Aztekler için kullanılan Meksika adını, mistik bir isim olan Metziliapayla "Ay, aygülü" ile benzerlikleri bulunan Texcoco gölünün isminden almaktadır. Çünkü Azteklerin dinsel geleneklerinde Texcoco gölünün tanrılar tarafından onların su ihtiyacının giderilmesi için yapılmış olduğu inancı vardı. Tetzcoco, Azteklerde yaratılışın başladığı ilk bölge olarak bilinir. Kentin adını taşıyan göle halk "büyük ana su" anlamında tanımlanan Tonanhueyatl adını vermişti. Meksika denizinin doğu kısmında yer alır. Daha önceleri Tenochtitlan ve Tlocopan'ın batı kısmında bulunan Tacuba ile imparatorluk döneminde üçlü bir ittifak içinde olduğu anlatılır. Burada bir mitolojik öyküde yaratılışı ile ilgili bazı bilgiler vardır. Bu öykü şöyledir; Bir gün güneş tanrısı havaya bir ok atar. Ok bu kentin bulunduğu yere düşer. Okun dokunduğu (Ya da saplandığı) yerde bir adam ve bir kadın belirir. Adamın adı "kafa ya da atmaca" kadının adı ise "ot saçlı" şeklindeydi. Çocuk yapmak için adam dilini kadının ağzına soktu. "ot saçlı" olarak adlandırılan kadın hamile kaldı. İkisinin altı oğlu ve bir kızları oldu(Bazı kaynaklarda da 6 kız bir erkek olarak ele alınmıştır.). Tetzcoco kentine yerleşerek yaşamlarını sürdürdüler. Dikkat edilirse Âdem ile Hava'nın da buna benzer bir öyküsü vardır. Âdem ile Hava'nın da 6 çocuklarının olduğu ve bunların üçü kız üçü erkek olduğu ifade edilir.

3. Babil

Babil'in yeniden kuruluşu Asarhadonla başlar. Kent içinde yıkılan binaların onarımı, yeni projelerle ilgili Asarhadon'un bıraktığı mektuplar buna en iyi kanıt olarak anlatılır. M.Ö. 1850 civarında Sumuabum adlı bir ağa (bey) Bu kentte Amorit soyunu başlatır. Bu ağa-kraldan sonra gelenler Babil'in genişlemesi için çalıştılar. Amorit(Amori) hanedanın elde ettiği üstünlük bazı siyasal nedenler yüzünden fazla yol almadı. 

Tarihte ikinci defa ortaya çıkan Babil kent krallığını egemenliği altında tutan Hammurabi'nin koyduğu yasalarla Babil bütün bölgeye egemen olarak Sümer ülkesine adını koydu. Dini kaynaklarda Nabuka-dnezar. II'nin(Nabu-kudurrı-usur) M.Ö. 597-587 tarihleri arasında Kudüs'ün yıkılmasıyla çoğu Yahudi ırkından insanlar Babil kentine sürülmüşlerdi. Babil'de yaşamaya zorlanan Yahudiler esir olarak getirilen Yahudilerdi. Bu sürülme olayı dinsel kayıtlarda önemli bir yer tutar. Zebur'da kral Hezekiel ile Yeremya'nın kitabında Babil'den söz edilir.

4. Çelişkiler

Dünyayı ilgilendiren yeni buluşların çok gerilerinden gelen uygarlık yaşamlarını, gelenek ve göreneklerini ele alan dönemin yazmanları ilginç izler bırakarak geleceğe yönelik bilgilendirme yolunu denemişlerdi. Çoğunlukla günümüzü ilgilendiren yazınsal sanatın kaybolan bölümleri bulunmamak için sanki direnmektedirler! Tabletlere işlenen önemli bilgiler bir şekilde ortalardan kaybolunca bir bütünlük sağlayan bazı kitap şeklindeki dökümanlar da eksiklikleriyle günümüzü aydınlatmaktadırlar.

Kırık tabletler okundukça ortaya çıkan bilgilere karşı heyecanlanmamak elden değil. Döneminde tabletlere işlenmiş ve başkalarına ait olan bilgilerin kimler tarafından yazıldığı belgelenmediği için konu ve yazının ne şekilde ele alındığı bilinmemektedir. Başta krallar olmak üzere civar kent devletlerin literatüründe yer almış önemli bilgiler kaynak gösterilmeden başkalarının imzasıyla ortaya çıakrılırlardı. Bu nedenle çoğu önemli bilgilerin prototipleri yerine kopyalarıyla avunan dönemin yazmanları hatalı da olsa bazı bilgileri günümüze iletmeyi başarmışlardı.

5. Eski Mısır

İnsanlar konuşma ve yazma yeteneklerini bulduktan sonra göksel güçlerin yaratılış ile ilgili önemli mimarlar olduğu fikrini ortaya koymuştur. Günümüzde kiresmi adı Mısır Arap Cumhuriyeti olan Eski Mısır'ın Nil deltasına, Mu kıtasıya da Atlantis'temeydana gelen doğal felaketlerden kaçarak gelip yerleşen insanların gösterdiği olağanüstü çabalarıyla bugün inanılmaz dev eserlerin yaratılacağını kuşkusuz hiç kimse düşünemezdi. Atlantis, hakkında binlerce eserin yazıldığı ve çeşitli mitolojilerde adının geçtiği kayıp birkıta. Bu kıtanın varlığıyla ilgili yüzlerce araştırma kitabı yazıldı. Ancak şimdiye kadar kıtanın gerçek mi yoksa hayali bir kıta mı olduğu ise henüz ortaya çıkmadı. Mayaların bile bu kıtadan doğal afetler karşısında kaçıp kurtulmayı başarmış bir halk olduğu söyleniyor. Araştırmacılar Mısır halkının ve dinsel kültünün Atlantis kıtasıyla paralel olan "Mu" kıtasının çöküşünden sonra Nil deltasına yayılmış olabileceklerini belirtmeye çalışıyorlar. Atlantis kıtasıyla ilgili araştırmalarını aralıksız devam ettiren bilim adamları zaman zaman ortaya koydukları yeni teorilerle son derece farklı açıklamalarla gündem yaratmaktalar. Kıta ile ilgili bazı öykülerin de yeraldığı belirtilir.

6. Hitit

Beylerin egemenlik sürdüğü "Hatti" ülkesinde bir zamanlar bilinmeyen bir nedenle saldırıların olduğu arkeolojik kazılar sırasında elde edilen çalışmalardan anlaşılmıştır. Yangınlar olmuş, kentler yakılıp, yıkılmış, beylikler belki de inanılması güç olan bir yaşam ile karşı karşıya kalmışlardı. Merkezi sistemin olmadığı, doğrusu böyle bir sistemle yönetilmenin yeni zararlar getireceği kaçınılmaz bir tehdit olarak algılanmıştı. Ancak bilindiği gibi değildi, küçük beyliklerde bir kıvılcım yükselmiş, aşiret beyleri bu kıvılcımları birleştirmek için çaba göstermişlerdi. Bu çabaların sonucunda tarih sahnesine Pithana adlı bir bey çıkar. Saygın bir aileden olan ve kendisine daha sonra "Kuşşaralı Pithana" ünvanı verilen Pithanna, Hititlerin kurucu kralı olarak belleklerde yüceltilir. Oğlu Anitta ile beraber bölgede barışı sağlamak, beylik kavgalarını sona erdirmek adına egemenlik sürdürür. Karadeniz bölgesindeki Zalpa krallığı dahil bölgede bulunan çoğu beylikleri işgal ederek egemenliği altına aldı. Savaşmayı ve büyümeyi seven bir kral unvanını elinde tuttu. Hatti ülkesinin güneyindeki Kaneş kentini de işgal ederek topraklarına kattı. Zalpa'daki Nerik kentinin kuşatmasına dinsel yönden önem vermişti. Bitmek bilmeyen savaşlara devam eden Pithana, Neşa kentini kuşatıp, krallarını esir aldıktan sonra oradaki insanlara hiç kötülük yapmadı.

7. İnka - Güneşin Çocukları

"İnka" sözcüğü "Güneşin çocuğu" anlamındaki "İntip Churin" şeklinde tanımlanmaktadır. Ancak bazı kaynaklarda "İnka"nın karşılığı "bey" anlamında ele alınmıştır. Yani "İnka" sözcüğü, şefin (Ya da kral) kendisini tanımlar. O çağda yaşam geleneklerine göre kralın çok daha üstün gözükmesi için bazen çok değerli olarak tanımladıkları semboller ya da ünvanlarla tanıtırlardı. Araştırmalar ve belgeli yazıların çoğunda İnka soylarının "Ay-ullu" şeklinde bir sözcükle belirtilmiş olduğu görülür. Bu sözcüğün anlamı ise "ulu soy" şeklinde tanımlanmıştır. Tarihsel anlatımlarda özellikle imparatorluğu oluşturan kabile halkı nerden geldiklerini bilemedikleri soylarına "Ay-ullu" ünvanını, egemenlik kuran şeflerine de "Kur-hakan" adını vermişler. Jhames Churchward'ın Mu kıtasıyla ilgili çalışmalarını yorumlayan Hans Stefan Santesson, bu uygarlığın temellerini oluşturanların Mu'dan geldiklerini ileri sürer. Mu kıtasındaki imparatorluğun adı "Güneş İmparatorluğu"ydu. İnkaların kendilerini "güneşin çocukları" olarak betimlemeleri Mu'daki imparatorluğa bağlanmaktadır. İmparatorluk içinde çocuklar için ayrı bir gelenek vardı. Onlar krallarına verdikleri unvanı çocuklarına vermezlerdi. Çocukların adlarını da törenlerle verirlerdi. Bu gelenek semavi dinlerin tümünde görülmektedir.

8. Maya

Tarihsel belgeler, günümüz toplumsal yaşamından çok daha önceleri dünya düzenine renk veren insan yaşamının bireysel ve toplumsal durumlarını bize aktaran en ince ayrıntılardır. Konusunda araştırma yapan ve en küçük belgeleri önemle inceleyen bilim dünyasının adamları geçmişteki kimliğimize yavaş yavaş yaklaşmaktadırlar. Güney Amerika topraklarının önceki sahipleri Mayalar yaratılışta on üç üst dünya ve dokuz alt dünyadan oluşan bir evreni tarif etmişlerdi. Asıl anavatanları Guatemala'nın yukarı ve aşağı bölgeleri, "Honduras ve Yukatan (İukatan)" olarak bilinen Meksika'nın güney bölümüdür. Çeşitli kabile kültürlerinin kaynaşması sonucu Maya kültürü oluşmuş ve bölgenin gerçek sahipleri olduklarını yaptıkları işlerle günümüze taşımışlardır. Kabileler arasında Çiçimekler, Huastekler, Mikstekler, Tepanekler, Talakskaltekler, Toltekler, Olmekler, Zapotekler, Kiçeler ve diğer küçük kabilelerle kültür farklarının olmasına rağmen imparatorluğa kadar yükselmişlerdi.

9. Sümer

Yaşadığımız coğrafyada önemli izler bırakmış uygarlıkların yaşam geleneklerini, sosyal yapılarını, hukuklarını ve çevre ile olan iletişim bağlarını çok iyi incelememiz gerekirken; bizler bu incelemeleri coğrafyamızla ilgisi olmayanların eline bırakmaktayız! Coğrafyamızda tarihin derinliklerinde bize ışık yansıtan birçok uygarlıkla aynı havayı teneffüs ettiğimiz açıkça ortadadır. Bu nedenle gerçek belgelerle yüzleşen bir konumla yanıbaşımızdaki uygarlık tarihlerine çok daha reel bir mantıkla yaklaşmamız kaybolduğu öne sürülen kimlik arayışına az da olsa bir koridor aralayacaktır. Çoğu Anadolu uygarlıklarının alt yapısına tuğla olan Sümerlerin yaşamını ne yazık ki coğrafyasında yaşamamış insanların araştırmalarına hedef olmuş ve onların bize ulaştırdığı belgelerle öyle bir halkın varlığından haberdar olmuş bulunmaktayız. Bunların ne kadar doğru bilgiler olduğuna da farklı bir pencereden bakarak tanıklık etmemiz gerekmektedir. Sümerlerin adalet düşüncesini insanlık tarihine kazandıran bir uygarlığın kültürel koridorlarında gezintiye çıkma, araştırma ve inceleme fikri, o uygarlığın eski tarihin başlangıcında yer alan bir uygarlık olma düşüncesi sağlamıştır. Öyle ilginç olaylar, yaşam şekilleri, hayata tutunma adına öylesine zor geleneklerle karşılaşıyor ki insanlar; belki de bu karşılaşmayla içinden çıkılmaz labirentlere girdiğinin bile farkında olmuyor.

10. Urartu

Anadolu, çoğu uygarlıklara ev sahibi yapmakla kutsal sayfalar arasına girmeyi başarmış bir bölge olarak belleklere yerleşmiştir. Anadolu'nun coğrafik konumları dışında tarihi ile ilgili ifadelerin toplamı belki de binlerce ciltlik bir ansiklopediyi oluşturur. Nedeni de o kadar çok uygarlık tarafından kullanıldı ki arkeologlar tarafından bulunan belgelerde önemi anlaşılan bir bölge konumuna getirildi. Bölge bir yarımada şeklinde Asya kıtasının güneydoğu kısmında konumlandırılır. Anadolu'nun bütünü Türkiye topraklarında bulunur. Kuzeyde Karadeniz, batıda Marmara ve Ege denizleri, güneyinde ise Akdeniz yer almaktadır. Günümüzde bu adların yerine "Anadolu" adı kullanılmaktadır. Tarihsel yönden stratejik bir noktada bulunan Anadolu çoğu uygarlıkların kilit noktası olmuştur. Tarihsel özelliğiyle Cilalı Taş Devri önceleri Anadolu'da kurulmuştur. Çatalhöyük, Çayönü, Nevali, Çori, Hacılar, Göbekli Tepe ve Mersin yerleşim yerleri Cilalı Taş Devri'nden kalan yerleşim yerleridir. Truva yerleşimi de Cilalı Taş Devri döneminde kurulmuş ve Demir Çağı'na doğru ilerlemiştir. Anadolu çok ilginçtir ki Sümer, Asur, Urartu, Hitit, Lidya, Peres, Selçuklu, Osmanlı, Roma, Bizans, Yunan, Kelt gibi uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır.

 

Stok Kodu
1234567899053
Boyut
14.00x21.00
Akbank
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
59,90   
59,90   
2
29,95   
59,90   
3
20,27   
60,80   
4
15,35   
61,40   
5
12,40   
62,00   
Bonus Card
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
59,90   
59,90   
2
29,95   
59,90   
3
20,17   
60,50   
4
15,27   
61,10   
5
12,34   
61,70   
İş Bankası
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
59,90   
59,90   
2
29,95   
59,90   
3
20,27   
60,80   
4
15,35   
61,40   
5
12,40   
62,00   
Yapı ve Kredi Bankası
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
59,90   
59,90   
2
29,95   
59,90   
3
20,27   
60,80   
4
15,35   
61,40   
5
12,40   
62,00   
Diğer Bankalar
Taksit Sayısı
Taksit tutarı
Genel Toplam
1
59,90   
59,90   
2
   
   
3
   
   
4
   
   
5
   
   
Yorum yaz
Fırat s. - 19.11.2016 03:08
17 kişi beğendi 5 kişi beğenmedi
Bu set nezaman satışa çıkacak ?
Kapat